Çocuğa isim koymanın adabı
BİSMİHİ TEALA
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) çocuklara isim verme konusunda cahiliyye döneminin adetlerinin bir kısmını iptal,bir kısmını da ıslah etmiştir.Her konuda olduğu gibi peygamberimizin (Sallallahu aleyhi ve sellem) bu konuda takip ettiği usulu (sünneti) izah etmek gerekirse:
1) Çocuğa verilecek ismin tevhid inancına aykırı olmaması:
Bu konuda Ebu Davud’da rivayet edilen bir hadis-i şerifte ”Hz. Şureyh bin hani’nin (radıyallahu anh) künyesi ”ebu’l-hakem” idi.Medineye peygamber’in (Sallallahu aleyhi ve sellem) yanına geldiği zaman bunun babama sordu, oda: <<Kavmim bir hususta ihtilafa düştüğü zaman bana gelir,ben de hakem olarak onlara hükmederim.Her iki tarafta razı olur>>diye cevap verdi: Bunun üzerine resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem):”Güzel bir şey ,ancak bundan sonra senin adın,Ebu Şurey’tir” (Ebu Davud, k.edeb:68) buyurdu.
Bu konu da Ebu Hureyre’den (radıyallahu anh) rivayet edilen bir hadis-i şerifte:
”ALLAH (Celle celalühü) katında en çirkin isim <Melikü’l emlak> ismidir” (Sahihi Müslim,k.edeb:20) Zira bu ALLAH’a (Celle celalühü) ait bir sıfat olduğu için,müstakil bir isim olarak insanlara verilmesi caiz değildir.
2) Çocuğa verilecek isim ona kibir ve gurur vermemelidir:
Hz Ebu Hureyre’den (radıyallahu anh) rivayet edilen bir hadis-i şerifte:” Hz. Zeyneb’in (radıyallahu anha) ismi ”Berre” idi.Bazıları,”bu kız ismiyle kendisini tezkiye ediyor” dediler.Bunun üzerine peygamber (Sallallahu aleyhi ve sellem) ona ”Zeyneb” ismini koydu. (Sahihi Müslim,k.edeb:17)
İmam-ı Nevevi (rahmetullahi aleyh) bu hadisin şerhin de:”Bu hadis;çirkin olan veya insanları kibre sevkeden isimlerin daha güzeli ile değiştirilmesinin sünnet olduğunun delilidir” demiştir. (İmam-ı Nevevi:El Minhac,c:14,sh:119)
3) Çocuğa verilecek isim işitende sıkıntı,elem,üzüntü vermemelidir:
Peygamber’in (Sallallahu aleyhi ve sellem) yanına bir gün Hanz bin ebi vehb el kureyşi (radıyallahu anh) isimli biri geldi.Peygamber (Sallallahu aleyhi ve sellem) ona:” Senin adın Hazn değil,sehl’dir”buyurdu.Bunun üzerine o, ”Ben babamın bana verdiği ismi değiştirmem” diye cevab verdi.
Burada iki nokta dikkat çekmektedir:
a) ”Keder, sıkıntı,üzüntü” manalarını gelen bir ismi peygamber (Sallallahu aleyhi ve sellem) ”kolaylık” manasına gelen bir isimle değiştirilmesi,
b) O kişini bu isim değişikliğini kabul etmemesi.İmam-ı Kastalanı (rahmetullahi aleyh) bununla ilğili olarak ”Bu hadis,isim değiştirmenin ve çirkin isimle isimlemekten men etmenin mutlak zorunluluk değil,muhayyerlik olduğuna delalet etmektedir. Zira peygamber (Sallallahu aleyhi ve sellem) ”Hazn” ismini ”Sehl” ile değiştirmeyi kabul etmediğinde,onu buna mecbur etmemiştir.Eğer böyle bir şey mecburi olsaydı Hz. peygamber (Sallallahu aleyhi ve sellem) onu ”Ben babamın bana verdiği ismi değiştirmem” sözüne bakmazdı.” (İrşadü’ş-şari c:9 sh:111)
4) Çocuğa verilecek isim alay edilmeye veya uğursuzluk olarak nitelenmemelidir:
Mesela Yesar,Rabah, necih,Eflah gibi isimleri peygamber (Sallallahu aleyhi ve sellem) uyğun görmemiştir. Semüre bin Cündeb’den (radıyallahu anh) şöyle rivayet edilmiştir:
”Çocuklarınıza Yesar (kolaylık),Rabah (kazanç), Necih (başarı), ve Eflak (kurtuluş) isimlerini vermeyiniz.Zira birisi ”o burada mı?” diye sorar bulunmadığı zaman ”hayır,burada yok” dersiniz.” (Sahihi Müslim, k.edeb:13)