Eylül, 2008 Arsivi
Salvar giymek hakkında
BİSMİHİ TEALA
Soru:İmamı azam (rahmetullahi aleyh) ”benim yanımda peygamberin (Sallallahu aleyhi ve sellem) sirval (şalvar) giydiği sabit değil bundan dolayı silvar giyilmesi doğru değil?” demiş midir? Eğer dediyse salvar giymek sünnet sayılmaz mı?
Cevab:Evet İmam-ı Azam’ın (rahmetullahi aleyh) ‘’ Benim nezdimde Hz.peygamber’in (Sallallahu aleyhi ve sellem) sirval giydiği sabit değildir ki buna dayanarak sirval giymeye fetva vereyim’’ (kuraşi, el-cevahirü’l-müdiyye 1,30) dediği sabittir.
Ancak İmam-ı Azam’ın (rahmetullahi aleyh) bu ifadesine bakarak kendisinin (genel anlamda) sirval giymeyi yasakladığını savunmak mümkün değildir. Zira bu ifade kısaltılarak nakledilmektedir. Bu ifadeler İbn-i Abdilber’in (rahmetullahi aleyh) ‘’intika’’ isimli eserinde şu şekildedir.
Ebu Hanife’ye (rahmetullahi aleyh) ‘’ihramli bir kimse giyecek izar bulamazsa sirval giyebilir mi?’’ diye sorulınca ‘’Hayır, fakat izar giyebilir’’ diye cevab vermiştir. Tekrar ona ‘’izari yok’’ denilince Ebu Hanife (rahmetullahi aleyh) ‘’Sirvalini satar ve bununla izar satın alır’’ diye karşılık verir.
Bunun üzerine Hz. Peygamberin (Sallallahu aleyhi ve sellem) hutbeye çıkıp:
‘’İhramlı izar bulamazsa sirval giyer’’ buyurmuştur denilince, Ebu Hanife (rahmetullahi aleyh):
‘’Benim nezdimde Hz. Peygamber’den (Sallallahu aleyhi ve sellem) bu konuda sahih olarak gelen bir cevaz haberi yoktur ki buna göre fetva vereyim. Herkes kendi işittiğine itibar eder. Bizim yanımızda Hz. Peygamberin (Sallallahu aleyhi ve sellem) ‘’ihramli sirval giymez’’ dediği sahih olarak sabittir. Dolayısıyla biz işitmiş olduğumuz rivayette ki hükme ulaşmış oluruz’’ diye cevab verir. Tekrar ona: ‘’Hz. Peygamber’e (Sallallahu aleyhi ve sellem) muhalefet mi ediyorsun?’’ diye sorulunca Ebu Hanife (rahmetullahi aleyh):
‘’ALLAH’ın (Celle celalühü) resulûne (Sallallahu aleyhi ve sellem) muhalefet edene ALLAH (Celle celalühü) lânet etsin. ALLAH (Celle celalühü) bizi onunla şereflendir di ve onun sayesinde kurtardı’’der. (İbn-i Abdilber, intika,sh:140-41)
Görüldüğü üzere İmam-ı Azam’ın (rahmetullahi aleyh) bu ifadesi hacının izar bulamadığı zaman ki durumuna has olan bir ifadedir. Dolayısıyla bunu genele şamil kılmak mümkün değildir.
Fetret Devrinde Peygamber Geldimi?
BİSMİHİ TEALA
Kelbî’nin (radıyallahu anh) rivayeti üzerine (İsa (Aleyhi’s-selâm) ile Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem) arasında) dört peygamber geldi.
Üçü İsrail oğullanndandı.
Biride araplardandı…
Araplardan gönderilen peygamber Hâlİd bin Sinan el-Absî’dir (aleyhi’s-selâm) (Irşadü- Akli’s-Selim ilâ Mezâyâ’1-Kur’ân-ı kerim (Ebû Suûd Tefsiri) c. 3, s. 22)
Denildi ki:
İsa’dan (aleyhi’s-selâm) sonra Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem) hazretlerine kadar hiçbir peygamber gönderilmedi. Münasip (ve sahih) olan da budur. ( Irşadü- Aklis-Selim ilâ Mezâyâ’l-Kur’ân-ı kerim (Ebû Suûd Tefsiri) c. 3, s. 22)
Zira siâ “fetret” kelimesindeki tenvin, tefhîm manasınadır.
Tefhîm makamına da layık olan, (tam bir fetret olup) insanların o bir peygambere tam ve kemâl derecesinde muhtaç olmalarından sonra Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem) hazretlerinin onlara bir minnet (ve bir nimet) olarak gönderilmesi makamına layık olan tam fetrettir.
İsa’dan (aleyhi’s-selâm) ve vahyin kesilmesinden sonra uzun bir zamanın geçmesi sebebiyle (insanlığın) vahyi ve Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem) hazretlerinin gönderilmesini ALLAH (Celle celalühü) tarafından büyük bir nimet olarak saymaları ve kabul etmeleri içindir…
ALLAH (Celle celalühü) rahmet kapısını açtı. (Vahiy ve Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem) hazretlerinin gönderilme) hüccetiyle onları ilzam etti.
Yarın (kıyamet gününde) gafletlerinden dolayı itiraz edip, kendi aralarından kendilerine bir peygamberin gönderilmediğini bahane etmesinler ve böyle bir illete sarılmasınlar, diye ALLAH (Celle celalühü) hazretleri Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem) hazretlerini gönderdi. İrşâd’ta da böyledir. (Ebû Suûd Teftin: c. 3, s. 22)
Hadis-i şerifte buyuruldu:
-”İnsanların içinden Meryem oğlu İsa’ya (aleyhi’s-selam) en yakın olan benim! Muhakkak ki benimle onun arasında hiçbir peygamber yoktur.” (Buhârî: 3186, Müslim: 4360)
Ibn-i Melek (rahmetullahi aleyh) buyurdular:
Bu hadis-i şerif, “Havariler, İsa’dan (aleyhi’s-selâm) sonra peygamberler idi…” diyen kişinin sözlerini bâtıl kılar, (lbni Melek’in (rahmetullahi aleyh) sözleri) bitti. (İsmail Hakkı Bursevi Ruhu’l Beyan Tefsiri 6/396-397)