BİSMİHİ TEALA
Bu konuda üç görüş vardır?
1- Hz. Havva, Hz. Adem’in (aleyhime’s-selam) Kaburga Kemiğinden Yaratıldı
Hz. Havva’nın (aleyhi’s-selam) yaradılışı kur’an-ı Kerim’de şöyle geçer:
”Ey insanoğlu, sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan eşini yaratıp ikisinden birçok erkekler ve kadınlar üreten Rabbinizden korkun” (Nisa /1)
Bu âyet-i celile ve diğer âyet-i kerimelerde Hz. Havva’nın, Hz. Adem’in (aleyhime’s-selam) kaburga kemiğinden yaratıldığına dair hiç bir işaret yoktur.
Bu konuda kitaplarda şöyle bazı rivayetler vardır:
“ALLAH (Celle celalühü), Adem’i (aleyhi’s-selam) uykuya daldırdıktan sonra sol tarafındaki kaburgalardan birini aldı. Bu kaburganın yerini hemen et bürüdü iyileşti. O anda Adem (aleyhi’s-selam) uyandı. ALLAH (Celle celalühü) bu kaburgadan Havva’yı (aleyhi’s-selam) yaratıncaya kadar uykusundan kalkmadı. Adem (aleyhi’s-selam) uykusundan kalkarak bir tarafında Havva’yı (aleyhi’s-selam) görünce “Etim, kanım, eşim” dedi.
Mücahit’de (rahmetullahi aleyh) şöyle diyor.
“ALLAH (Celle celalühü), Adem (aleyhi’s-selam) uykuda iken Havva’yı (aleyhi’s-selam) onun aşağıdaki iki eğe kemiğinden yarattı”.
Bu rivayetlerin doğruluğunu ALLAH (Celle celalühü) bilir. Çünkü Tevrat’ta Hz. Havva’nın (aleyhi’s-selam) yaradılışı şöyle anlatılır.
“Ve Rab ALLAH (Celle celalühü) dedi: Adem’ın (aleyhi’s-selam) yalnız olması iyi değildir; kendisine uygun bir yardımcı yapacağım. Ve Rab ALLAH (Celle celalühü), Adem’in (aleyhi’s-selam) üzerine derin bir uyku getirdi ve o uyudu, onun kaburga kemiklerinden birini aldı ve yerini otla doldurdu. Ve Rab ALLAH (Celle celalühü) Adem’den (aleyhi’s-selam) aldığı kaburga kemiğinden bir kadın yaratıp onu Adem’e (aleyhi’s-selam) getirdi. Ve Adem (aleyhi’s-selam) dedi: Şimdi bu benim kemiklerimden kemik ve etimden ettir, bu insandan alındığı için ona “nisa” ismi verilsin dedi. Ve Adem (aleyhi’s-selam) karısının ismini Havva (aleyhi’s-selam) koydu, çünkü bütün yaşayanların anası oldu.” (Kitab-ı Mukaddes, Tekvin: 2/18-23)
Yine Yahudilerin kutsal kitabı Talmud’da şu ayrıntı vardır.
“Havva, Adem’in (aleyhime’s-selam) onüçüncü kaburga kemiğinden yaratıldı.”
Bu haber Hz. Peygambere (Sallallahu aleyhi ve sellem) ulaşınca kadınların hatası olduğu zaman bağışlanmaları gerektiğini, bedenlerinin nazik ve ruhlarının hassas olduğuna işaret etmekle yorumlamıştır.
Bundan beşyüz sene öncesine kadar Avrupalılar, Tevrat’ın bu sözüne bakarak erkeğin kaburga kemiklerinin kadınlarınkinden bir eksik sanıyorlardı. Kadınla erkeğin kaburga kemiğinin aynı olduğu ilmen isbat edilince bütün Avrupa şaşırmıştı. Bu rivayetleri kitaplarına alan bazı müfessirler, bunların: Tevrattan alınma olduğunu açıklamıştır.
İmam Taberi: (rahmetullahi aleyh)
“Bu rivayetlerin doğruluğunu ALLAH (Celle celalühü) bilir,” diyerek bu rivayet hakkındaki şüphesini belirtmiştir.
İbn-i İshak’da (rahmetullahi aleyh) bu konuda şöyle der.
“Hz.Havva’nın, Hz. Adem’in (aleyhime’s-selam) sol kaburga kemiğinden yaratıldığı şeklindeki haber, Yahidilerden nakledilmiştir.”
Birinci görüşte olanlar şu hadis şerifleri delil getirmişlerdir.
“Kadınlar hakkında hayır tavsiye ediniz. Çünkü kadın, eğri kaburga kemiğinden yaratılmıştır. Kaburga kemiğinin en eğri tarafı, en üst tarafıdır. Onu doğrultmaya çalışırsan kırarsın, hali üzerinde bırakırsan öyle kalır. Kadınlar hakkında hayır tavsiye ediniz”
Diğer hadis-i şerifte:
“Kadın eğri kaburga kemiği gibidir. Eğer doğrultmaya kalkışırsan kırarsım Eğer mutlu bir hayat yaşamak istersen o eğriliği ile beraber faydalanırsın.”
Bu ve benzeri hadisler Hz. Havva’nı (aleyhi’s-selam) kaburga kemiğinden yaratıldığına delil olmaz. Çünkü bu hadisler mecazdır; kadınla iyi geçinmeyi tavsiye eden hadislerdir.
Buhariyi şerheden merhum Kamil Miras (rahmetullahi aleyh) şöyle der:
“Hadis’in bu ifadesiyle kadın cinsinin fıtrat açısından asabi olduğunu ve fıtratı gereği çabuk sinirlenerek eğrilik ve huysuzluk göstermesine işaret olunup erkeklerin kadınlar hakkında hayırlı olmaları emrolunmuştur”.
Kadının bu yönünü Tıp alimleri de aynı şekilde açıklar. Ord.Prof. Mazhar Osman şöyle der:
“Kadının esas mizacı heyecanlılıktır. Bütün kadınlarda buna rastlanır. Ruh hastalıkları kadınlarda daha çoktur. En vahşi kavimlerden en medeni milletlerin kadınlarına, medeni terbiye görmüş hanımından eğitimsiz bir köy kızına varıncaya kadar kadınlığın müşterek hisleri vardır. Her kadın ayının yarısını hazırlanma, adet, adetten sonra gayri tabilik, adete yarı hasta olarak geçirir”.
Birinci görüş, hem Kur’an’a hem de sünnete ters düşer.. Bu görüş tamamne İsrailiyattır. En doğrusunu ALLAH (Celle celalühü) bilir.
2- Hz. Havva, Hz. Adem’den (aleyhime’s-selam) Yaratılmıştır.
Bu görüşte olanlar, Hz. Havva Hz.Adem’den (aleyhime’s-selam) yaratıldı derler, fakat kaburga kemiği gibi, neresinden yaratıldığı konusunda bir şey söylemezler. Çünkü Kur’an ve sünnette böyle bir ayrıntı yoktur.
“Ey insanlar, sizi tek nefisten yaratan ve ondan eşini yaratıp ikisinden bir çok erkek ve kadınlar üreten Rabbinizden korkun”(Nisa /1)
Ayette geçen “nefis” kelimesi kapalı ve çok geniş anlamı olan bir kelimedir. üzerinde çok ihtilaf vardır. Görüş farklılığı da buradan gelmektedir.
Nefis; 1) İnsan, ruh, can, hayat, zat, şahıs
2) Cins, hakikat, asıl, cevher, madde, insanı oluşturan hakikat, birşeyin tamamı hakikatı demektir.
Ayette geçen “nefs” kelimesi, insan ruh, zat anlamına gelir görüşünde olanlara göre, bu ayet ve benzeri ayetler, Havva’nın Adem’den (aleyhime’s-selam) yaratıldığına işaret eder. Ancak Havva’nın Adem’den (aleyhime’s-selam) nasıl yaratıldığı, neresinden yaratıldığı konusunda ayrıntılı kesin bilgi Kur’an-ı Kerim ve hadislerde yoktur.
Ayette geçen “Tek nefsin” Adem (aleyhi’s-selam) olduğuna dair açık ayet ve hadis yoktur. Bazı müfessirler “Tek nefis’ten Hz.Adem’in (aleyhi’s-selam) kastedildiğini söylerler.
İbni abbas (radıyallahu anh) şöyle der:
“Kadın erkekten yaratılmıştır. Bu yüzden kadının gözü erkektedir. erkek ise topraktan yaratılmıştır. Bu yüzden erkeğin gözü topraktadır”.
Elmalı’lı Hamdi Yazır (rahmetullahi aleyh) da şöyle der:
”Tek nefisten murat Hazreti Adem, eşinden murat da Hz.Havva (aleyhime’s-selam) olduğuna dair ittifak ve icma vardır.”
Bu konuda birkaç ayet daha var:
“ALLAH sizi tek nefisten yarattı. Burası gelip geçici yerdir” (En’am / 98)
“Sizi birtek nefisten yaratıp onunla huzura kavuşsun diye eşini aynı nefisten yaratan O’dur.” (Araf / 189).
“Sizi tek nefisten yarattı, sonra ondan eşinizi meydana getirdi.” (Zümer /30)
Bu görüşe göre, Kur’an-ı Kerimde Hz.Havva’nın, Hz. Adem’den (aleyhime’s-selam) yaratılmış olduğu bildirilmiştir. Bunun dışında herhangi bir açılama yoktur.
Biz, Resulullah’ın (Sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği vahye olduğu gibi inanırız. Ne eksiltiriz, ne de çoğaltırız. Cenab-ı Hak (Celle celalühü) ayette “nefs” kelimesini kapalı olarak zikrediyor, insanları ondan yarattı diyor. Biz de olduğu şekilde buna inanırız. Nasıl, ve ne şekilde, neresinden yaratıldığı konusuna girmeyiniz.
3- Hz. Havva (aleyhi’s-selam) Topraktan Yaratılmıştır.
Cenâb-ı Hak (Celle celalühü), Havva’ya Adem’i (aleyhime’s-selam) yarattığı gibi maddeden, topraktan yaratmıştır. Kur’an, kadın-erkek ayrımı yapmadan mutlak insanın topraktan yaratıldığını söyler. Kur’an da bu konuda tam açıklık vardır.
“ALLAH sizi çamurdan yarattı” (En’am / 2)
“Allah insanı çamurdan yaratmaya başladı.” (Secde 7)
“Biz insanı çamur’un süzülmüşünden yarattık.” (Müminun / 13)
“Ben çamurdan bir insan yaratacağım” (Sad / 71)
“Biz insanı pişmiş çamurdan, değişmiş cıvık balçıktan yarattık.” (Hicr / 26)
Bu ayetlerde görüldüğü gibi Cenab-ı Hak (Celle celalühü), insanı kadın-erkek tek bir maddeden, topraktan çamurdan yaratmıştır. Kadın ve erkeğin ayrı ayrı maddeden ve ayrı yerlerde yaratıldığını söylemediği gibi ona işaret bile etmemiştir. ancak topraktan nasıl yaratıldığına dair tafsilat vermemektedir. Ancak ruhunun yüce ALLAH’ın (Celle celalühü) ruhundan bir nafha olduğunu Kur’an-ı Kerim haber vermektedir.
“Rabbin meleklere demişti ki: Ben balçıktan işlenebilen kara çamurdan bir insan yaratacağım. Onu kılığına koyup ruhumdan üflediğimde ona secdeye kapanın.” (Hicr /28-29)
Toprak insan bedeninin başlangıç maddesini oluşturmaktadır. Bütün insanların yaradılışının toprakla ilgili olduğuna Kur’an’da işaret ediliyor:
“ALLAH’ı nasıl inkar edersiniz ki, siz ölü idiniz. O sizi diriltti, yine öldürecek, yine diriltecek, sonra O’na döndürüleceksiniz.” (Bakara 28)
Bediu’z-zaman Said nursi (rahmetullahi aleyh) bu ayet-i tefsir ederken der ki:
“İnsanın cesedini teşkil eden zerreler, alemin zerreleri içinde (toprak içinde) cansız, dağınık bir şekilde iken bakarsınız ki, özel bir kanunla, muayyen bir nizam ile intizam altına alarak baba sulbüne gönderir. Baba sülbünde sakin, gizli bir durumda iken, birden bire bölük bölük, muayyen bir nizamla, bir kasd ve hikmet altında ana rahmine intikal eder.
Alemin içindeki zerreler, baba sülbüne intikal edince başka suretlere girerler; ana rahminde başka suretlere dönerler. Nutfe de başka durum alırlar, sonra alaka olur, sonra et parçası olur, sonra insan suretine girer. Bu kadar acaib değişimler esnasında zerreler öyle muntazam hareket eder, öyle muayyen dusturlar üzerine cereyan eder ki, sanki bir zerre, alemin zerreleri içinde iken görevlendirilmiş ve Rauf’un gözünde yer alıp görev yapmak üzere yola çıkarılmıştır.”
Hz.Havva’nın topraktan yaratıldığı ile ilgili bir çok tefsirde şu ibare yer almaktadır. “Adem’i (aleyhi’s-selam) topraktan yaratmaya kadir olan ALLAH (Celle celalühü),Havva’yı’da (aleyhi’s-selam) topraktan yaratmaya kadir’dir. Durum böyle olunca O’nun Adem’in (aleyhi’s-selam) kaburgasından yaratılmasının faydası nedir”
Bu araştırmadan sonra kanaatimize göre üçüncü görüş daha sahihtir. En doğrusunu ALLAH (Celle celalühü) bilir.
Rauf Pehlivan, Kaynaklarıyla Büyük Kadın İlmihali