iyne satışı
BİSMİHİ TEALA
İyne satışı, ödünç para isteyen bir kimseye bir malı veresiye bir bedelle satmak, aynı malı daha az peşin bir bedelle geri almak demektir. İyne satışında, tarafların niyetleri önemlidir. Eğer niyetleri faizli kredi alıp vermek ise, bu tür bir muamele caiz değildir. Eğer taraflardan birisi bu niyetini açığa çıkarırsa alış veri bozulur. Nitekim Zeyd b. Erkam’ım (radıyallhu anh) ümmü veledi olan bir kadın Hz. Aişe’ye (radıyallahu anha) hitaben: ‘’ Ey mü’minlerin annesi, ben zeyd’e (radıyallahu anh) veresiye 800 dirheme bir köle sattım. Sonra aynı köleyi, 600 dirheme peşin satın aldım. Buna ne dersiniz?’’ diye sorunca. Hz. Aişe (radıyallahu anha): ‘’ Ne kötü bir alış veriş yapmışsınız. Zeyd’e (radıyallahu anh) şunu bildir ki, eğer tevbe etmezse resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) ile yapmış olduğu cihadın sevabını kaybetmiş olur.’’ Cevabını verince kadın: ‘’ Satışı bozup, 600 dirheme geri alsam olmaz mı?’’ diye tekrar sorunca Hz. Aişe (radıyallahu anha) ‘’ elbette olur’’ cevabını vermiştir. (bediü’s-senai, c: 5 sh: 198)
Bazı fukaha; ‘’ İnsanlar dinar ve dirhemin peşine düşer, iyne satışı yapar, hayvancılıkla geçinir ve ALLAH (Celle celalühü) yolunda cihadı terk ederlerse, ALLAH (Celle celalühü) onlara bir bela indirir ve bu belayı dinlerine yeniden dönünceye kadar kaldırmaz.’’(Ebu davud, buyu,54) hadisi şerifini esas alarak bu tür bir satışın caiz olmadığına hükmetmişlerdir.
İmam-ı Muhammed (rahmetullahi aleyh) iyne satışını faizcilerin uydurduğunu ve buna kalben razı olmadığını belirmektedir. (Fethu’l kadir, c: 5 sh:20)
Ancak zahiren insanın niyeti bilenemeyeceğinden dolayı iyne satışı meşru bir alış veriştir. Amellerin niyetlere göre değer kazandığı sünnet ile sabittir. Fakat mükellefin niyetini; kendi ikrarı olmadığı müddetçe, tespit edebilmek mümkün değildir. Dolayısıyla niyet ile amel arasında ki münasebet; ikrarı olmadığı müddetçe, ahiretteki durumu ile sınırlıdır. Akitlerde tarafların, niyetlerini ve iradelerini araştırma bir engel yoktur. Ancak hüküm zahire göre verilir.
Bir insan evini misal olarak 10,000 liraya satıp, bir yıl sonra 13,000 liraya geri alsa bu sahih bir alış veriştir. Çünkü sattığı evini, bir yıl sonra geri alması caizdir. Bu işlemi ödünç para alabilmek için yapıp yapmadığını (niyetini) bilmek mümkün değildir.
Şafii fukahasına göre, iyne satışı sahihtir. Bunu yasaklayan hadislet mürsel olduğu için zahire göre hüküm verilir. İmam-ı Ebu yusuf’un (rahmetullahi aleyh) iyne satısı caizdir ve sevabı vardır. Sevabının olması haramdan kaçınmayı sağladığı içindir. (Feteva-i kadıhan, c:2 sh: 244) dediği rivayet edilmiştir.
Muamele-i şer’iyye usulüne riayet edilmeden alınan fazlalık faizdir ve haramdır. Bu bir şer’i kurtuluş yoludur. Mesela: Yetimin malını velisi veya vakfın malını mütevellisi, herhangi bir şahsa, kârsız bir şekilde ödünç olarak veremez. Faiz alması da haramdır. O halde meşru bir alım satım akdi ile yetimin malını koruyabilir. Bu muameleyi gayri meşru bir hilye olarak kabul etmek doğru değildir.(Ö.N.Bilmen, hukuku islâmiye kamusu, c:5 sh: 47,48)
ALLAH (Celle celalühü) muhakkak işinde galiptir. Görünen ne olursa olsun