Emali beyitleri ve tercümesi
ALLAH’ın (Celle celalühü) kulu (Kitabın Musannıfı) Tevhid için yazmış olduğu, inciler gibi dizilmiş manzum kitabı olan Emali’nin başında der ki:
Beyt 2
Mahlukatın ilâhı, kadim olan mevlamızdır (Celle celalühü). (mevlamız kadimdir) Ve Kâmil Sıfatlarla vasıflanmış.
Beyt 3
O haydır herbir emri tedbir edicidir * haktır herbir emri takdir edicidir ve Celal sıfatının sahibidir.
Beyt 4
ALLAH (Celle celalühü) hayrı ve kabih olan şerri murat edicidir * Lakin ALLAH (Celle celalühü) muhale (şerre) razi değildir.
Beyt 5
ALLAH’ın (Celle celalühü) sıfatları zatının aynı değildir * zatından ayrı da değildir..
Beyt 6
Onun zatının ve efalinin sıfatlarının hepsi kadimdir * zail olmaya ihtimali yoktur.
Beyt 7
ALLAH’a (Celle celalühü) ‘şey’ diye tesmiye ederiz, ama başka şeyler gibi değil. Ve ‘zat’ deriz altı yönden münezzeh.
Beyt 8
Ümmetin hayırlısı olan ehl-i sünnete göre isim müsemmasının gayrı değildir.
Beyt 9
Rabbimiz (Celle celalühü) ne cevherdir ne de cisim. Ne küldür (bütün), ne de bir bütünün parçasıdır.
Beyt 10
Ey dayı oğlu parçalanma vasfı olmayan cüz-üllezi lâ yetecezzanın (atomun) varlığı zihinlerde sabittir,haktır.
Beyt 11
Kur’an-ı kerim mahluk olmadı * ALLAH’ın (Celle celalühü) kelamı beşer kelamından yücedir.
Beyt 12
Arşın rabbi arşın üzerindedir, Lakin yerleşmeden ve bitişmeden münezzehtir.
Beyt 13
Rahman’ı (Celle celalühü) herhangi bir şeye benzetmek doğru değildir. Ehl-i islamı ALLAH’a (Celle celalühü) teşbih yapmaktan koru.
Beyt 14
Deyyan (yardım edici) olan ALLAH (Celle celalühü) üzerine ne muayyen bir vakit, ne muhtelif zamanlar ne de bir değişiklik ve geçmez.
Beyt 15
ALLAH (Celle celalühü) zevceden kız ve erkek çocuk sahibi olmaktan müstağnidir.
Beyt 16
Yine ALLAH (Celle celalühü) herhangi bir yardımcıdan da münezzehtir. Celal ve ulviyet sahibi olan ALLAH’ın (Celle celalühü) eşi ve benzeri yoktur, tektir.
Beyt 17
ALLAH (Celle celalühü) Kahır ve galebe cihetinden mahlukatı öldürür. Sonra yaptıklarına göre hak ettiklerini vermek için diriltir.
Beyt 18
Hayır ehli için cennetler ve nimetler vardır küfür ehli için azab (azaba girmek) vardır.
Beyt 19
Cennet ve cehennem fani değildir. Oralara girenler de intikal edici (fani) değildir.”
Beyt 20
Mü’minler cennette ALLAH’ı (Celle celalühü) keyfiyet, idrak ve bir örnek olmaksızın göreceklerdir.
Beyt 21
Mü’minler, ALLAH’ı (Celle celalühü) gördükleri zaman cennetin nimetlerini unuturlar. Vah o mu’tizilenin husranına.
Beyt 22
ALLAH (Celle celalühü) üzerine en güzeli yapmak farz değildir. Ki, o hidayet edici mukaddes ve yücelik sahibidir.
Beyt 23
Peygamberleri ve melaike-i izamı tasdik etmek farzdır, lazımdır.
Beyt 24
Rasüllerin sonuncusu Haşimî’dir. Cemil sıfatının sahibi olan Nebi, Sadr-ı Muallâ’dır.
Beyt 25
اِ مَامُ الْأنْبِيَاءِ بِلاَ اخْتِلَافٍ وَ تَاجُ الأصِْفيَاءِ بِلَا اخْتِلَالِ
Şüphesiz ”o” bütün peygamberlerin imamıdır (önderidir). Ve asfiya sahibi olanların tacıdır.
Beyt 26
Onun şeriati ,kıyamete kadar (insanlar dünyadan ahirete irtihal ettiği güne kadar herbir vakitte) bakıdir.
Beyt 27
Mirac emri “hadisesi” sadık ve haktır. Bu babda “Mirac” hadisesinde yüce haberlerin nassı vardır.
Beyt 28
Muhakkak Peygamberler ısyandan “günah işlemekten” Peygamberlik makamından azl edilmekten ma’sumlardır ,emniyet içindedirler.
Beyt 29
Hiç bir kadın peygamber olmamıştır. Hiç bir köle ve kötü fiil sahibi de peygamber olmamıştır.
Zülkarneyn (aleyhi’s-selam) nebi olarak bilinmez. Lokman (aleyhi’s-selam) aynı şekilde. Nübüvvetleri şüpheli olduu için bu konuda münakaşadan kaçın.
Beyt 31
Yakında İsa (aleyhi’s-selam) gelecek kafir ve fasid deccali helak edecektir.
Beyt 32
Dünya hayatın da velilerin kerametleri hak ve sabittir. Zira onlar fazilet sahibidirler.
Beyt 33
Veli hiçbir zaman nebiden veya rasülden üstün olmadı, faziletli olmadı, onlara müsavi de olmadı.
Beyt 34
Şüphesiz Ebu Bekir sıddık (radıy
u anh) daha üstündür. Diğer ashaba nazaran.
Beyt 35
Ömeru’l faruk (radıy
u anh) için açık bir üstünlük ve fazilet vardır iki nur sahibi hazreti osman (radıyalalhu anh) üzerine.
Beyt 36
iki nur sahibi olan hazreti osman’ın (radıy
u anh) savaş safın da savaşan hazreti Ali’den (radıy
u anh) hayırlı olması hak oldu.
Beyt 37
Savas meydanlarinda aslanlar gibi çarpisan hazreti Ali (radıy
u anh) icin diğer üç halifeden sonra akranlari üzerine şeksiz şübhesiz üstünlüğü vardir.
Beyt 38
Sen bilki Hz. Aişe (radiy
ü anha) için Hz Fatıma (radiy
ü anhe) üzerine bağzı hallerde fazilet vardır.
Beyt 39
Seleften hiç bir kimse ölümünden sonra yezide lanet etmedi. Ancak haddi tecavüz etmekte mübağa edenler müstesna.
Beyt 40
Keskin kılıçlar gibi kat-i deliller ile mukallidin imanı geçerlidir.
Beyt 41
Akıl sahipleri için yaratanı bilmemesi tanımaması özür değildir.
(kafirlerin) ölüm anın da ki imanı (emirlere) yapışma olmadığı için makbul değildir.
Beyt 43
Hayırlı ameller farz olarak imana eklenip hesaba dahil edilmedi
Beyt 46
Küfür sözünü inanmadan isteyerek söylemek, hak dini gafletle terk etmektir.
Şarhoşluk halinde (ki) hezeyanları ve düşünmeden rastgele konuştuğu boş sözler ile küfrüne hükm olunmadı
Beyt 48
ma’dum olan, ALLAH (Celle celalühü) indinde görülür bir şey değildir. Bunu, mübarek hilal gibi açık olan deliller olduğu çin söyledim.
Kabirlerde her bir şahıs, tevhidden (rabbimin birliğinden) sual ile imtihan olur.
Kafirler ve fasıklar için kötü amellerinden dolayı kabir azabı ile hüküm olunur.
Ey iman ehli, insanların cennete girmesi rahmanın fazıl ve keremindendir.
Kıyamet günü insanlar kabirlerinden diriltiltikten sonra hesaba çekimeleri haktır. Sorumluluktan sakın.
Amel defterleri bazısına sağ taraftan, bazısına arka ve sol taraftan verilir.
Dağlar gibi günahları olsa da, iyilerin büyük günah işleyenler için şefaatleri umulur.
Cennet ve cehennem için oluş vardır. Onların Üzerlerinde mazide bir çok haller geçti.
İman sahibi günahı kebairi (büyük günahları) sebebi ile cehennem ateşinde ebedi kalıcı değildir.
Beyt 62
Ben tevhit ilmi için (Ehli sünnet itikatı),insana sihir gibi te’sir eden şekli güzel olan nazım (şiir) elbisesi giydirdim.
Bu (beyitler) kalbi (müjde edilen gibi) teselli eder, ferahlatır. atlı u gibi ruhu diriltir.
(O halde Siz) bu kitaba ezber ve itikat bakımından sarılın. Ki, bahşişlerin en güzel sınıfına ulaşırsınız.
Tazarru ve yakarma halinde, hayır dualar ile bu kula yardım edin. (dua edin)
Beyt 66
Umulur ki ALLAH (Celle celalühü) fazlı keremiyle onu af eder. Ve ahirette sadet ile onu rızıklandırır.
Beyt 67
Yorum Ekle