BİSMİHİ TEALA
ALLAH’ın (Celle celalühü) diğer eşyaya benzemeyen bir şey olduğunu ifade etmenin manası, cisimsiz, cevhersiz ve arazsız olarak varlığını ispat etmektir
Zira cisim bazı maddelerin birleşmesinden meydana gelen bir mürekkeptir, ayni zamanda bir mekâna da ihtiyacı vardır.
Mürekkep olmak ve bir mekâna ihtiyacı olmaksa yaratılmışlık işaretidir. ALLAH (Celle celalühü) cevher de değildir, demiştir. Cevher mekânı olan bir varlıktır. Cevher, aynı zamanda cismin bölünemiyen en küçük parçasıdır. ALLAH (Celle celalühü) araz da değildir, demiştir. Araz, cisim ve cevherlerde sonradan meydana gelen arızî varlıklardır.
Bu varlıklar, kendi başına var olamaz, varlıkları başkalarının varlığı ile kaimdir.
Cisimler üzerindeki boya, oluştaki toplanma, ayrılma, hareket etme, durma, tad, koku gibi varlıklara araz denir. ALLAH (Celle celalühü) ise bunlardan münezzehtir.
Hulâsa, bu âlem ayan ve a’razdan ibarettir. Ayan, kendi başına var olabilen, daha başka bir ifade ile varlığı için başkalarının varlığına ihtiyacı olmayan şeydir. Bu da ya mürekkeb olur. Mürekkeb de cisimdir. Ayan ya mürekkeb olmaz, bu da cevherdir. Cevher, cisimlerin bölünemeyen en küçük parçasıdır. ALLAH (Celle celalühü) ise bunların hepsinden beridir.
Fahreddin er-Râzî (rahmetullahi aleyh) ne güzel söylemiştir
“Mücessime taifesine mensup olan kişi asla ALLAH’a (Celle celalühü) ibadet edemez. Çünkü o, kendi vehminde tasavvur ettiği surete tapar, ALLAH (Celle celalühü) ise suretten münezzehtir.Mücessime, ALLAH’ı (Celle celalühü) bir cisim olarak kabul eden müşriklere verilen addır.”
İmam Âzam Ebû Hanîfe’den (rahmetullahi aleyh) rivayet edildiğine göre, araz ve cisimler hakkında şöyle demiştir.
”ALLAH (Celle celalühü), Amr b. Ubeyd’e lanet etsin çünkü o insanlığa bu konudaki bahsi ilk açan kimsedir.”
fıkhı ekber şerhi molla aliyyül kari
Yorum Ekle