Nis-24-10

Çarşaf giymek

BİSMİHİ TEALA

 İslâm gelmeden cahiliye dönemin de, Arap yarımadasında hiçbir kadın örtünme ihtiyacı duymamaktaydı. Zamanın kadınları her yerde (hatta erkekler gibi Kâbe’de dahi çıplak olarak tavaf (ibadet) etmekteydiler) açık bir şekilde dolaşmaktaydılar. Hatta İslâm’ın ilk dönemlerin de dahi (tesettür ayeti gelmediğinden) kadınlar tesettüre gerek duymamaktaydılar. Zira tesettür ayeti Hendek savaşı esnasında şevval ayında indirilmişti.

 Tesettür ayeti kerimesi inzal edildiğin de Hz. Aişe’den (radıyallahu anha) gelen bir rivayette:

 

عَنْ عَائِشَةَ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهَا أَنَّهَا قَالَتْ يَرْحَمُ اللَّهُ نِسَاءَ الْمُهَاجِرَاتِ الْأُوَلَ لَمَّا أَنْزَلَ اللَّهُ

{ وَلْيَضْرِبْنَ بِخُمُرِهِنَّ عَلَى جُيُوبِهِنَّ } شَقَقْنَ أَكْنَفَ قَالَ ابْنُ صَالِحٍ أَكْثَفَ مُرُوطِهِنَّ فَاخْتَمَرْنَ بِهَا

 

 

Hz. Aişe’den (radıyallahu anha) rivayet edildiğine göre kendisi şöyle demiştir: 

‘’ALLAH (Celle celalühü) muhacirin hanımlarına merhamet etsin. Zira ne zaman ki ‘’Başörtülerini göğüslerinin üzerine salsınlar’’ ayeti kerimesi inzal edildiği vakit kumaşları yırtarak vucüdlarına sardılar.’’ İbn-i Salih (rahmetullahi aleyh) ‘’bütün vucüdlarını boydan ayağa kadar örten kalın kumaşlarla örtündüler.’’ Demiştir. (Ebu davud, 3579)

Bazı rivayetler de bu kumaşların siyah renkli olanların tercih edildiği belirtilmektedir. ( İbn-u Kattan, kitabu’n-nazar, s: 173/ Fethu’l Bari, c:8 sh: 489/ Taberi, c:18, sh: 94)

 

Bu rivayetlere göre Sahabe-i kiramın hanımları (radıyallahu anhum ecmain) şu an genellikle doğu bölgelerimizde kadınların kullandıkları Ehram ve câr gibi örtüler ile bütün vücudu örtecek bir şekilde siyah kumaşlarla örtünmüşlerdir ki, buna zamanımızın çarşaflarının o zaman ki ilk şekilleri demek yanlış olmaz. Yani ‘’Sahabe-i kiramın hanımları (radıyallahu anhum ecmain) çarşaf giymek suretiyle tesettürlerini sağlamışlardır’’ demek yanlış olmaz.

Önce çarşafın ne olduğunu bilmemiz gerekir. Çarşaf kelimesi aslında farsça bir kelimedir. Dolayısıyla Kur’an’ı Kerim’de bu kelime ile hüküm aranırsa böyle bir hüküm bulamayız. Ancak tesettür ayet-i kerimelerine baktığımız zaman celabib kelimesini görürüz. Celabib kelimesi cilbab’ın çoğul halidir.

Müfessirler cilbab kelimesinin manasını şu şekilde izah etmişlerdir.

 Elmalı (rahmetullahi aleyh) cilbab kelimesinin şu şekilde izah etmektedir.   

 ”Baştan aşağı örten çarşaf, ferace, câr gibi dış elbisenin adıdır.” ” Tepeden tırnağa örten giysidir.” ” Çarşaf ve pecedir.”   

 Ayrıca Elmalı (rahmetullahi aleyh) mevzunun devamın da şöyle demektedir: Ayet-i kerime’de (يُدۡنِينَ عَلَيۡہِنَّ مِن جَلَـٰبِيبِهِنَّۚ ) ” dış örtülerini üstlerine almalarını” burada ki ” idnâ ” kelimesi yaklaştırmak demek ise de ayet-i kerime’de ”Alâ” harf-i cerri ile kullanılması, kapsamak sûretiyle sarkıtmak manasını da ifade ettiğinden, üzerindem sıkıca örtmek olur.   

 ” Cilbab örtmek” tabirin de de iki şekil vardır. Bunlardan birincisi; cilbablarından birisiyle bütün bedenini örtmek; diğeri ise, cilbabın bir tarafıyla başından yüzünü örtmek demek olur.” (Hak dini kur’an dili, c, 6 sh, 337,338)   

 Konyalı Mehmed vehbi (rahmetullahi aleyh) efendi söz konusu ayetin tefsirinde şöyle demektedir:   

 ” Kadınların ziynetlerini örtmeleri için çarşafa bürünmeleri gerekli ve vaciptir.” (Hulasatü’l beyan, c, 9 sh,3719)   

 Ömer nasuhi bilmen’de (rahmetullahi aleyh) tefsirinde cilbab kelimesini çarsaf olarak izah etmektedir.   

 Ebu’s-suûd (rahmetullahi aleyh) efendi ”cilbab”tan maksat, çok geniş ve uzun bir örtüdür.Kadın bununla başını örttüğü gibi yüzünü ve gögsünü de örterek ayaklarına kadar salar. Buna göre ayetin manası: ” Kadınlar dışarıya veya yabancı bir erkeğin karşısına çıkacakları zaman, bu örtüyle yüzlerini ve bütün vücudlarını örtsünler olur” demektedir. Cevheri’de (rahmetullahi aleyh) ”cilbab”ı çarşaf diye tefsir etti. Ve cilbab çarşaftır denildi. (Tacü’l aras c,1 sh, 187)   

 Bu tür tefsirleri çoğaltmak mümkün. Dikkat edilirse bütün müfessirler cilbab’ın çarsaf olmasında müttefiktirler. Dolayısıyla çarsafın giyilmesi Konyalı Mehmed vehbi’nin (rahmetullahi aleyh) dediği gibi vaciptir.

 

   

 

 

 

  

Yorum Ekle