İBRAHİM
Selamun Aleykum, Muhterem Hocam yaptığım araştırmalar neticesinde zirai ürünlerde zekatın, sulamanın elle yapılıp yapılmadığına göre masraflar düşmeden elde edilen toplam üründen 1/10 veya 1/20 olduğunu öğrendim. Günümüzde yapılan çiftçilikte sizinde malumunuz pek çok masraf yapılmaktadır (traktör masrafları, gübre, işçi çalıştırma vs..) ve bu masraflar düştükten sonraki ürün üzerinden zekatın verileceğini söyleyenler bulunmaktadır ve bunlar kafa karıştırmaktadır. Benim sizden çiftçilikle geçimini sağlayan bir insanın elde ettiği üründen hangi şartlarda ve ne kadar üründen zekat vermesi gerektiğidir. Allah’a emanet olun…..Saygılarımla…
BİSMİHİ TEÂLÂ
We aleykümü’s-selam
Toprak ürünlerinden alınan zekât’ın (öşür) farziyeti kitab ve sünnet ile sabittir. Nitekim ‘’ وَمِمَّا أَخْرَجْنَا لَكُم مِّنَ الأَرْضِ ‘’ (sizin için yerden çıkardıklarımızdan infak edin) (Bakara /267) ayeti kerimesinde ki emirin toprak ürünlerinden zekât alınmasına dair olduğu hususunda fukaha’nın görüş birliği bulunmaktadır. Ayrıca ‘’ وَآتُواْ حَقَّهُ يَوْمَ حَصَادِهِ ’’ ( hasat günü mahsullerin hakkını verin) ( En-am /141) ayetinde ki ‘’hak’’ tan kasıtın zekât olduğu ifade edilmektedir.
Resulullah’ın (Sallallahu aleyhi ve sellem) ‘’ فِيمَا سَقَتِ السَّمَاءُ وَالْعُيُونُ أَوْ كَانَ عَثَرِيًّا الْعُشْرُ ، وَمَا سُقِىَ بِالنَّضْحِ نِصْفُ الْعُشْرِ ’’ ( Yağmur, kuyu suyu veya yer altı suları ile sulanan toprak mahsulünde öşür (1/10), taşıma su (kova veya havuz) ile sulanan mahsulde nısf öşr (1/20) vardır) (Buhari/ 55) hadis-i şerifinden toprak mahsullerinden hangi oranda zekât alınacağı bildirilmektedir.
Toprak mahsullerine zekât (öşür) farz olması için fıkıh kitablarının ifadesine göre 5 vesk ürün olması gerekir. Bu nisaba ulaşmayan ürünlere öşür yoktur. Nitekim resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem): ‘’ لَيْسَ فِيمَا أَقَلُّ مِنْ خَمْسَةِ أَوْسُقٍ صَدَقَةٌ ’’ Beş veskten az üründe zekât yoktur.’’ (Buhari, 55) buyurarak öşrün nisabını beyan etmiştir. Hanefi mezhebinin muteber saydığı rıtla, ‘’rıtl-ı bağdadi’’ denilmektedir. Rıtıl, sa’ ve vesk’in dirhem ve gram olarak hesabı.
1) Dirhem-i örfü’ye (3,12 gr) göre
Bir rıtl= 130 dirhem, bir dirhem-i örfi= 3,12 gr. Bir rıtıl= 130 x 3,12 = 405,6 gr
Bir sa’= 8 rıtıl x 130 dirhem= 1040 dirhem
Bir sa’= 1040 dirhem, x 3,12 = 3, 244 kgr
Bir vesk= 60 sa’x 1040 dirhem= 62400 dirhem
Bir vesk= 62400x 3,12= 194,688 kgr
Beş vesk= 5 x 194,688= 973,440
Mezhebler arasında ki ihtilaflarla beraber toprak mahsullerin de zekâtın (öşür) farz olması için ve en ihtiyatlısı en az 610 kgr ürün olması gerekir. Bundan daha az üründe zekât (öşür) yoktur. Üç mezheb imamının ve imameyn’in (rahmetullahi aleyhim) görüşü bu şekildedir. İmam-ı Azam’a (rahmetullahi aleyh) göre ise toprak mahsullerin de nisab yoktur, az veya çok olsun, ister yağmur suyu ile isterse kuyu suyu ile sulansın En-am 141. ayetine göre çıkan ürünün hepsinden zekât (öşür) verilir.
Hanefi mezhebinin mutekaddim fıkıh kitabları toprak mahsullerinin zekâtın da, (öşür) yapılan ekstra masrafların (işçi parası, su kirası, gübre v.s), zekât’tan (öşür) düşülemeyeceğini yazmaktadırlar. İbn-i Nüceym (rahmetullahi aleyh) bu konuda şöyle demektedir: ‘’ İşçi parası, hayvan (traktör) kirası, su taşıma ücreti, ekini korumak için bekçi ücreti ve bunun gibi masraflar zekâtta (öşür) hesab edilmez. Zira resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) zaten bu masrafları düşünerek farz olan miktara hükmetmiştir. Aynı masrafların tekrar düşülmesinin manası yoktur. Böylece öşüre ve nısfı öşüre şamil kılındı. Yerde yetişip çıkan her şeyin öşrünü (1/10) veya nısfı öşrünü (1/20) vermek bu mahsulü çıkaran herkes için vaciptir. Bazı insanların zannettiği gibi çiftçi ürünü çıkarmada karşılaştığı zorlukları (ekstra masrafları) öşür veya nısfı öşür’den düşürerek kalan üzerinden farz olan öşrü vermesi gerekmez. (Bahru’r-raik, c: 6 sh:49)
İbn-i Abidin’de (rahmetullahi aleyh) yapılan masrafların düşülemeyeceğini ve illetini şöyle anlatmaktadır: ‘’ Yani masraf mukabilinde çıkan mahsule öşür vâcip değildir, denilemez, öşür, bütün mahsulde vâcibtir. Çünkü resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem), masrafın değişmesiyle vâcibin değişmesine hükmetmiştir. Masraflar düşülürse, vâcib bir olur ki, o da kalan kısımda daima öşürdür. Zira öşürün yarıya inmesi, ancak masrafından dolayıdır. Masraf çıkarıldıktan sonra, geriye kalan mahsulde masraf yoktur. Binaenaleyh onda daima öşür vâcib olur. Lâkin vâcib, birbirinden farklıdır. Bundan anlarız ki, şer’an, çıkan mahsulün, bir kısmının öşrünün alınmaması muteber sayılmamıştır. Bu kısımdan murad, aslen masrafa müsâvi olan miktardır. Meselenin tamamı fetih’tedir. ( Dürrül muhtar, c: 7 sh:167)
Ancak günümüz âlimleri çiftçinin yaptığı ekstra masrafların (gübre, traktör kirası v.s) getirdiği ekonomik yükün çokluğundan dolayı yapılan masrafların öşürden düşülebileceğini söylemektedirler. ‘’ Öşür de yapılan masrafların çıkarılıp çıkarılmaması hususunda üç görüş bulunmaktadır. A) Yapılan bütün masraflar çıkarılır, B) Yapılan hiçbir masraf çıkarılmaz, C) Mahsulün 1/3 çıkartılarak, geri kalandan farz olan öşrün verilmesi orta yolu tutanlar. Günümüz âlimleri üçüncü görüş olan orta yolun tutulmasını benimsemişlerdir. Sonra ürün ister yağmur suyu ile isterse herhangi bir alet yardımıyla sulansın zekât hesabı tamamlanarak geri kalandan farz olan öşür verilir. İbn-i Arabi’nin (rahmetullahi aleyh) Tirmizi’nin şerhinde ‘’ إِذَا خَرَصْتُمْ فَجُذُّوا وَدَعُوا الثُّلُثَ فَإِنْ لَمْ تَدَعُوا أَوْ تَجُذُّوا الثُّلُثَ فَدَعُوا الرُّبْعَ’’ ((Ağaçlarda ki meyvelerin miktarını) takdir ettiğiniz zaman (olğunlaştıktan sonra onları) toplayın ve 1/3 bırakın. Eğer üçte birini bırakamazsanız veya (onu bırakmayı uygun) bulamazsanız, 1/4 bırakın.) (Tirmizi ve Ebu davud. Ebu Davud Tahmin eden (memur) üçte birini, işçilik için bırakır. Demiştir) hadisiyle amel ederek söylediği sözden anlaşılan budur. Dört mezhebin ve Müslümanların bugün üzerinde amel ettikleri budur.’’ (Vehbe Zuhayli, Fıkhu İslami ve edilletuhu, c: 3 sh:248. )
Ziraat ürünlerine yapılan masrafların çıkarılmasına dair görüşler:
Ziraat ürünlerine yapılan harcamalar iki nevi’dir.
Birinci nevi: Ziraat ürünlerinin sulanması ve sulama için ihtiyaç duyulan işçi parası, hayvan (traktör) kirası, sutaşıma için kiralanan (hayvan, motor v.s gibi şeylerin) kirası ve bunlarla alakalı şeyler.
İkinci nevi: Sulama haricinde satın alınan ürün, gübre, ekme ve hasat ile alakalı hususlar.
Çiftçi, bütün bu harcamaları sahib olduğu maldan yapar. Bazen de aldığı borç maldan (paradan) yapar. Çiftçi borcu bazen sadece ekin (de kullanmak) için alır, bazen de hem ekin (de kullanmak) için hem de ailesi (ne harcamak) için alır. Çiftçi almış olduğu borcu (farz olan) zekât’ı vermeden önce mahsulden çıkarır (borcunu öder). Çiftçi almış olduğu borcu isterse sadece ürünü sulamak veya ürün için kullanmak amacıyla harcasın veya isterse hem ürün hem de ailesi için harcasın müsavidir. Bir şartla aldığı borç sabit olacak. Bazen de çiftçi herhangi bir ihtiyacı için borç alır…….
Çiftçinin kendi malından yaptığı masraflara gelince, eğer yapılan masraf birinci nevi den yani ürünleri sulamayla alakalı olursa bu masrafları elde ettiği mahsulden çıkarmaz, bütün üründen zekâtını verir. Zira resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) ‘’ Yağmur, kuyu suyu veya yer altı suları ile sulanan toprak mahsulünde öşür (1/10), taşıma su (kova veya havuz) ile sulanan mahsulde nısf öşr (1/20) vardır‘‘ buyurmuştur. Zira resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) zaten bu masrafları düşürerek farz olan miktara hükmetmiştir. Şayet masraflar tekrar çıkarılırsa (verilecek zekâtta) farz (zekât) manası olmaz. Halbuki farz bir tanedir.
Eski sulama araçları ile modern sulama araçları arasında ki yüksek maliyet giderleri arasında ki farka ittibar edilmez. Zira modern sulama araçlarında ki yüksek maliyet giderleri eski sulama araçlarına göre daha fazla ürün elde edilmesini sağlar. Ve çiftçi aralarında ki maliyet artışından dolayı zarara uğramaz. Bunun için aralarında ki gider farklılığına itibar edimez.
Eğer çiftçinin kendi malından yaptığı masraflar, ikinci neviden yani sulama dışında ki (ürün, gübre v.s alımından doğan) neviden olursa o zaman bunları mahsulden çıkarır. O zaman üründe ki farz öşür (1/10) ile farz nisfi öşür (1/20) müsavi olmuş olur. Ve kabul edilen görüş ile masraf mutlak olarak çıkarılır diyen görüş arasında ittifak oluşur. İbn-i Arabi’nin (kuddise sırruhu) görüşü ile de ittifak edilmiş olur. Alet ve edevat çiftçinin kendi malı olduğu zaman, çiftçinin sulama dışında kullanmış olduğu alet ve edavatın giderleri de çıkarılır diyen görüşe şamil olmuş olur. Ve her mahsulden eşit ücret çıkarılır. Bu da sulama hariçinde nakliye için ihtiyaç duyulan her şeyin harçamalarına şamil olmuş olur.
(Mecelletü mecmau fıkhu islami, c: 13 sh: 681)