Müride gerekli olan şeyler
Ubudiyet mertebesinin nihayeti olan rıza makamına ulaşan bir arif, muhakkak ki bütün masiva ile olan alâkalardan kurtulmuş olacağından, ne darlık, ne bolluk, ne lezzet, ne külfet, ne fakirlik, ne de zenginlik onu bulandırmaz, çünkü bütün bunlar sonradan yaratılma gereklerinden ve ALLAH’tan (Celle celalühü) uzaklık ve rüsvaylık alametlerindendir.
O zaman bir müride gerekli olan şeyler:
1) Ucüb (kendini beğenme), riya (gösteriş), heva (kötü arzu), ve gevşeklik gibi bütün manevi hastalıklardan nefsini arındırması gerekir.
2) Dünya ehl-i ile lüzumsuz şekilde karışıp görüşmekten yüz çevirerek uzlete (ibadet için kenara çekilmek) devam etmek gerekir.
3) Rast gele sert bir elbiseyle, başını sokacak bir ev temini ve açlığını gidermenin haricinde nefsinin hazlarını (isteklerini) azaltmak gerekir.
4) Tevazu zaviyesinde (alçak gönüllülük köşesinde), kanaat mağarasında ve ferağat (vazgeçme) yurdunda kendini yetiştirmek gerekir.
5) Bid’at ehli ile görüşmemek, özellikle emanet olan dünya meselelerin de onlara müracaat etmemek gerekir.
6) Dünya da, içerisindekilerden hiçbir enis ve yoldaş tutmayan bir garip gibi yahut yeri yurdu belli olmayıp nerede sabah orada akşam dolaşan yolcu gibi olmak gerekir.
7) Kendini kabir ehlinden sayıp, ecelinle ölmeden evvel, alışkanlıklarını bırakma ve ilişkilerini kesme hususunda iradenle ölmen, zira suret ölümü ile ölenlerin ekserisi dünyadan büyük bir pişmanlıkla çıkarlar, mevt-i iradi mertebesine ulaşan bir arif ise o kadar büyük lezzet ve sevinçlere naildir ki, eski hayatına dönse çok gamma düşer, hatta üzüntüsünden helak olabilir.
8 ) Dünya lezzetlerinden tamamen elini eteğini çekip, ALAH’ın (Celle celalühü) kitabından, resulullah’ın (Sallallahu aleyhi ve sellem) hadis-i şeriflerinden ve meşayıh-ı izamın (kaddesallahu esrarahum) bu iki kaynaktan büyük bir çalışma ve tam bir ciddiyet neticesin de istinbat ettikleri (çıkardıkları) kıymetli ilimlerden istifadeye devam etmek gerekir.
9) Kur’an, sünnet ve bunlardan çıkarılan ilimler dışında sapık istidlâl sahiplerinin, kâsır (eksik) akıllarının aldatmaları ve hâsır vehimleriyle (zararlı düşünceleriyle) batıl hayallerinin uydurmaları neticesin de ortaya çıkan hak yoldan kaymış batıl bilgileri tahsilden uzaklaşmak gerekir.