kaza namazı olanın sünnet kılması
|
hocam ben bi şey sormak istiyorum mesela 5 yıllık namaz borcu olan bir kimse borçlarını daha çabuk ödemek istemesinden dolayı normal vakit namazlarının sünnetlerinde kaza namazlarına niyet ederek kazaları kılması doğru mudur?
|
BİSMİHİ TEALA
Özellikle son senelerde ön plana çıkarılan bu konu insanların kafalarını allak bullak etmeye yetmiş hatta artmıştır. Hanefi mezhebinin bu konuda ki tutumu son derece nettir. Kaza namazı olan bir insan bu kazaları mümkün olduğu kadar tamamlamak zorundadır. Zira kaza namazların kılınması vakit namazları gibi farz olan bir husustur. Ancak bu kaza namazları kılınacak diye sünnet namazların iptal edilmesi tam manası ile bir cinayettir. Zira hepimizin bildiği bir hadis-i şerifte “Kıyamet günü, müslüman kulun ilk hesaba çekileceği şey, farz namazdır. Eğer bunu tam kılmışsa, mesele yok. Aksi takdirde meleklere –Bakınız onun nafile namazları var mı?, denilir. Eğer nafilesi varsa, farz namazları nafilelerinden ikmal edilir. Sonra diğer farz ameller için de bunun gibi yapılır.” buyrulmaktadır.
Görüldüğü üzere hadis-i şerifte, farz namazlardaki eksikliklerin, nafilelerden ikmal edileceği beyan olunmaktadır. Hadis şarihleri, ikmal keyfiyetinin hadis-i şerifin zahiri manasına da uygun olarak, “kılınmamış farz namazların nafilelerle tamamlanacağı” şeklinde olmasını da “edâ edilmiş olan farz namazlardaki âdâb, sünnet, huşu, dua ve zikirlerle ilgili noksanlarının ikmâli” şeklinde olmasını da ihtimal olarak zikrediyorlar.
Ebû Bekr İbnü´l-Arabî (rahmetullahi aleyh), “Arîzatü´l-ahvezî” adlı Tirmizi şerhinde, “bana göre, edâ edilmeyen farzların nafilelerle tamamlanması ihtimali, daha açıktır; çünkü hadisin devamında diğer farz ameller için de, bunun gibi yapılır, ifadesi bunu göstermektedir…” demektedir.
Bu meseleni bir yönüdür. Diğer yönü ise Hanefi mezhebinin muteber kitablarından olan Müzmerat kitabında şöyle denilmiştir:
“Kaza namazlarıyla meşgûl olmak, nafile namazlarla meşgûl olmaktan daha önemlidir. Ancak; farz namazların öncesi ve sonrasındaki sünnetler, kuşluk namazı, tesbih namazı ve haklarında haberler gelen “tahiyyetü’lmescid” (mescidi selâmlama) namazı, ikindi namazından önceki dört rekât namaz, akşam namazının farzı ve sünnetinden sonra ikişer ikişer kılınan altı rekât “evvabin” namazı gibi namazlar bu hükmün dışındadır.” görüldüğü gibi bu ibareye göre kaza namazı kılmak gibi bir sebebten dolayı bu sünnet namazların kılınmasının terk edilemiyeceğini göstermektedir.
kaza borcu olan kimselerin sünnet kılmalarının ahmaklık olduğu; bunların ALLAH (Celle celalühü) katında makbul olmayıp boşa gideceği… gibi sözler, Hanefî fukahasının kaynak olarak kabul ettiği muteber eserlerde yer almayan mesnetsiz iddialardan ibarettir. Bu mesele de Şafiîler dışında diğer üç mezhebe göre de, kaza borcu olan kimselerin sünnet kılmaları câiz; Hanefîlere göre ise efdaldir.
Yorum Ekle