BİSMİHİ TEALA

Peygamberlerin (aleyhimu’l efdalu’s-salatu ve’s-selam) ALLAH (Celle celalühü) ve insanlar arasında elçilik yapmaları, insanlara ALLAH’ın (Celle celalühü) emirlerini ve nehiylerini tebliğ etmeleri, insanlara ALLAH’ın (Celle celalühü) razı olduğu ve razı olmadığı şeyler hususunda irşad etmeleri, insanların sosyal yaşamlarında, ahlak ve prensiplerinde öğretici olmaları daha pek çok fayda hepsi ALLAH’ın (Celle celalühü) kullara olan rahmetinin, lutfunun ve ihsanının eseridir.

İnsanların bunları peygamberlerden (aleyhimu’l efdalu’s-salatu ve’s-selam) öğrenmeleri ve almaları ve insanların onlarla bir araya gelmeleri gerekli olması sebebiyle ALLAH (Celle celalühü) peygamberleri insanların cinsinden olmak üzere beşer olarak gönderdi ki, hem onlara ALLAH’ın (Celle celalühü) emirlerini tebliğ etsinler hem de dünya ve Ahiret saadetini elde edebilsinler…

Eğer peygamberler melek olsalardı insanların ALLAH’ın (Celle celalühü) emirlerini onlardan almaya ve öğrenmeye güçleri yetmeyeceğinden ve insanların peygamberlere tabi olmamaları açısından onlara bir hüccet olacağı için, zira o zaman insanlar:

‘’ALLAH’ın (Celle celalühü) bize gönderdiği ve onlara tabi olmamızı emrettiği peygamberler bizim cinsimizden değil, onlar bizim gibi insan değil bir melek bizim yaratılışımızla onların yaratılışları farklıdır, onlar ahlak ve makam olarak bizden üstün ve amel olarak bizden daha güzel amel yapmaktadırlar zira melekler ALLAH’ın (Celle celalühü):

لَّا يَعۡصُونَ ٱللَّهَ مَآ أَمَرَهُمۡ وَيَفۡعَلُونَ مَا يُؤۡمَرُونَ

‘’ALLAH’ın buyurduğu emirlerine karşı gelmeyen ve emredildiklerini yapan melekler var’’ (Tahrim / 6) ve

يُسَبِّحُونَ ٱلَّيۡلَ وَٱلنَّہَارَ لَا يَفۡتُرُونَ

‘’ Onlar bıkıp usanmaksızın gece gündüz ( ALLAH’ı) tesbih ederler.’’ (Enbiya /20)

ayeti kerimelerinde haber verdiği gibi onlar daima ALLAH’a (Celle celalühü) ibadet etmekte ve ibadetten ve tespihten asla vazgeçmezler. Sonra melekler bizim gibi yemek yemez ve içmezler, onların şehvet duyguları olmadığı için kadına ve günaha da meyletmezler ve onlar daima ikram da bulunurlar.’’ Gibi mazeretlerle onlara tabi olmaktan yüz çevirecekler.

Eğer melekler insanlara aslı suretlerinde yani melek olarak gelseler bu seferde insanlar onlar gibi azametli varlıklar görmedikleri için korku ve dehşetten bayılırlar veya dehşetle arkalarına bakmadan kaçarlardı. Nitekim peygamber (Sallallahu aleyhi ve sellem) Hira mağarasına gittiği bir gün bir ses işitişte önüne baktığı zaman yerle gök arasını kaplayan bir taht üzerinde oturan Cebrail’i (aleyhi’s-selam) ilk gördüğünde dehşete kapılıp korkmuş ve korku ile eve gelip ‘’Üstümü örtün, üstümü örtün’’ demiştir.

Bir başka seferde de peygamber (Sallallahu aleyhi ve sellem) Cebrail’i (aleyhi’s-selam) kanatları doğu ile batı’yı kaplamış olarak açık bir vaziyette görmüştü ve korkmuştu. Bundan dolayı eğer melek onların yanına beşer suretiyle geldiği zaman yani onlar gibi insan gibi göründüğünde bu sefer de onun insan mı yoksa melek mi olduğu hususunda görüş birliği olmayacak ve aralarında münakaşa olacaktı.
Bundan dolayı Kur’an-ı kerim Mekkeli müşriklerin ‘’ o peygamber insan olarak değil Melek olarak gönderilseydi ya’’ şeklinde ki talep ve itirazlarına şu şekilde cevap vermiştir:

وَقَالُواْ لَوۡلَآ أُنزِلَ عَلَيۡهِ مَلَكٌ۬*ۖ وَلَوۡ أَنزَلۡنَا مَلَكً۬ا لَّقُضِىَ ٱلۡأَمۡرُ ثُمَّ لَا يُنظَرُونَ وَلَوۡ جَعَلۡنَـٰهُ مَلَڪً۬ا لَّجَعَلۡنَـٰهُ رَجُلاً۬ وَلَلَبَسۡنَا عَلَيۡهِم مَّا يَلۡبِسُونَ
‘’ (MUHAMMED’E görebileceğimiz) bir melek indirilseydi ya dediler. Eğer biz öyle bir Melek indirseydik elbette iş bitirilmiş olur, artık kendilerine göz bile açtırılmazdı. Eğer peygamberi bir Melek kılsaydık elbette onu bir insan şekline sokar onları düşmekte oldukları kuşkuya düşürürdük.’’ ( En’am / 8,9)

Ayeti kerime tefsirlerde: ‘’ Eğer biz peygamberi (Sallallahu aleyhi ve sellem) onların istediği gibi bir Melek yapsaydık onunla oturabilmeleri ve emirlerimizi onlardan öğrenebilmeleri için elbette onu bir insan şeklinde kılardık. O zaman onlar yine Melek mi insan mı şeklinde kuşkuya düşer yine şikâyet ederek ilk talepleri olan peygamber bir Melek olsaydı ya şeklindeki düşünce ve söylevlerine dönerlerdi.’’ Şeklinde ifade edilmektedir.

İmam-ı Kurtubi (rahmetullahi aleyh) ‘’ Ahkamu’l Kur’an’’ isimli tefsirinde:

وَلَوۡ جَعَلۡنَـٰهُ مَلَڪً۬ا لَّجَعَلۡنَـٰهُ رَجُلاً۬
‘’ Eğer peygamberi bir Melek kılsaydık elbette onu bir insan şeklinde kılardık.’’ Ayetini tefsir ederken şu ifadeleri kullanmaktadır: ‘’ O zaman onlar o Meleği kendileri gibi görünür bir cisimle cisimlendirmeseydik elbette onu kendi asli suretinde görmeye güçleri yetmezdi. Zira her cins kendi cinsine karşı bir alaka ve ilgi duyar, başka cinslerden kaçar onlara karşı sevgi ve alaka duymaz. Eğer ALLAH (Celle celalühü) onların istediği gibi insanlara bir Meleği peygamber olarak gönderseydi elbette o zaman ona karşı sevgi ve alaka duyamaz ondan kaçarlar ona ve onun sözlerine karşı içlerini bir korku hissi kaplar, bir ihtiyaçları olduğu zaman onunla konuşamaz isteklerini isteyemezlerdi. Eğer Meleği onlar gibi insan şeklinde şekillendirseydik o zaman ona karşı sevgi ve alaka gösterir onunla beraber oturur ama bu sefer de ‘’ Sen Melek değilsin, sen de bizim gibi bir insansın sana inanmıyoruz’’ der ilk hallerine dönerlerdi. Nitekim peygambere de (Salallahu aleyhi ve sellem) ‘’Sen ancak bizim gibi bir insansın, seninle bizim aramızda hiç fark yok’’ diyorlar. Ve insanları kendilerinin oldukları kuşku gibi kuşku ve şüphe içerisinde bırakmaya çalışıyorlardı. ’’

ALLAH (Celle celalühü) başka bir ayeti kerimede peygamberin Melek olarak değil de insan olarak gönderilmesinin hikmetini izah ederken:

وَمَا مَنَعَ ٱلنَّاسَ أَن يُؤۡمِنُوٓاْ إِذۡ جَآءَهُمُ ٱلۡهُدَىٰٓ إِلَّآ أَن قَالُوٓاْ أَبَعَثَ ٱللَّهُ بَشَرً۬ا رَّسُولاً۬ قُل لَّوۡ كَانَ فِى ٱلۡأَرۡضِ مَلَـٰٓٮِٕڪَةٌ۬ يَمۡشُونَ مُطۡمَٮِٕنِّينَ لَنَزَّلۡنَا عَلَيۡهِم مِّنَ ٱلسَّمَآءِ مَلَڪً۬ا رَّسُولاً۬

‘’ Zaten, kendilerine hidayet rehberi geldiğinde, insanların (buna) inanmalarını sırf, “ALLAH, peygamber olarak bir beşeri mi gönderdi?” demeleri engellemiştir. ( Habibim onlara) de ki: Eğer yeryüzünde yerleşmiş gezip dolaşan melekler olsaydı, elbette onlara gökten, peygamber olarak bir melek gönderirdik.’’ (İsra / 94,95) buyurmaktadır.

1) Muhammed ali sabuni, En-Nübüvve ve’l Enbiya
2) İbn-i Hişam, Sireti ibn-i hişam
3) İmam-ı Kurtubi, Ahkamu’l Kur’an
4) Nedvi, Asrı Saadet

Gonderen Karasahin
Gonderilen Kategori Akaid
Tags:

Yorumlar (0)

Yorum Ekle