Ara-22-11
BİSMİHİ TEÂLÂ
Haram aylarıdan biri olan ve resulullah’ın (Sallallahu aleyhi ve sellem) dili ile ALLAH’ın (Celle celalühü) ayı olarak vasıflandırılan Muharrem ayının faziletini Ebi bekre’den (radıyallahu anh) rivayet edilen bir hadiste resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) haber vermektedir.
إنَّ الزَّمَانَ قَدْ اسْتَدَارَ كَهَيْئَتِهِ يَوْمَ خَلَقَ اللَّهُ السَّمَوَاتِ وَالْأَرْضَ السَّنَةُ اثْنَا عَشَرَ شَهْرًا مِنْهَا أَرْبَعَةٌ حُرُمٌ ثَلَاثٌ مُتَوَالِيَاتٌ ذُو الْقَعْدَةِ وَذُو الْحِجَّةِ وَالْمُحَرَّمُ وَرَجَبُ مُضَرَ الَّذِي بَيْنَ جُمَادَى وَشَعْبَانَ
‘‘ Hiç şüphe yok ki zaman, ALLAH’ın (Celle celalühü) yerleri ve gökleri yarattığı ilk gündeki nizama dönmüştür. Sene oniki aydır; ( bunlardan haram ayların) Üçü peşpeşe gelir: Zilkâde, Zilhicce ve Muharrem. Ve cemâziyelevvel ile Şaban arasında Mudar kabilesinin (ayı) Receb (1)‘‘ (2)
Muharrem ayı, senenin en önemli aylarındandır. Zira, bu ayı senenin diğer ayları arasından ALLAH (Celle celalühü) şereflendirmiş ve onun şerefini bildirmek için kendisine izafet ederek haram aylardan olduğuna işaret etmiştir. Bundan dolayıdır ki, hiç bir kul o ayda (savaşmanın v.s gibi haram olan şeylerin) helal olduğu olduğunu söylememiştir.
Cahiliye döneminde ki arablar Muharrem ayına ta‘zim etmekte ve onun haram aylardan olduğunu ifade etmek için ALLAH’ın (Celle celalühü) ayı olarak isimlendirmişlerdir. Bundan dolayı ulemanın bir kısmı Muharrem ayının en faziletli ay olduğunu hususunu tercih etmişlerdir. Muharrem ayında tutulan oruç, nafile oruçların en faziletlisidir. Nitekim Ebu Hureyre’den (radıyallahu anh) rivayet edilen hadis-i şerifte
أفضل الصيام بعد شهر رمضان شهر الله المحرم وأفضل الصلاة بعد الفريضة قيام الليل
Ramazan ayından sonra en faziletli oruç, ALLAH’ın (Celle celalühü) ayı Muharrem ayının orucudur. Farz namazdan sonra da en faziletli namaz Muharrem gecesi kılınan namazdır.(3)
Bundan dolayı Muharrem ayında çok oruç tutmak bir müslüman için müstehabtır. Eğer bu ayda oruç tutmayı çoğaltamazsa, güçü yetttiği miktarça oruç tutmaya gayret eder. Bundan dolayı cumhur ulema ‘‘ Muharrem ayının tamamında oruç tutmak müstehab‘‘ demiştir. Ancak bu Muharrem ayında oruç tutmayı çoğaltmaya hamledilmiştir. Nitekim Hz. Aişe’den (radıyallahu anha) rivayet edilen hadiste
ما رأيت رسول الله استكمل صيام شهر قط إلا رمضان، وما رأيته في شهر أكثر صياماً منه في شعبان
‘‘Ben resulullah’ın (Sallallahu aleyhi ve sellem) ramazan ayından başka, bütün ay oruç tuttuğunu görmedim. Ben resulullah’ın (Sallallahu aleyhi ve sellem) Şaban ayından başka bir ayda çok oruç tuttuğunu görmedim‘‘ (4) resulullah’ın (Sallallahu aleyhi ve sellem) Şaban ayından başka bir ayda çok oruç tutmadığı belirtilmiştir.
Dolayısıyla resulullah’ın (Sallallahu aleyhi ve sellem) Muharrem ayının tamamında oruç tuttuğu nakledilmemiş, bilakis Aşure günü oruç tutmaya özen göstermiştir. Bu da nafile ibadetlerin sevabının çokluğundan dolayı şer’i şerifte ‘‘ Nafileleri kolaylaştırın‘‘ kaidesi olarak ifede edilmiştir. Nitekim resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) bütün sene oruç tutmayı da yasaklamış, nafile oruçta Davud (aleyhimu’s-selam)‘ın oruçu olan bir gün oruç tutmayı bir gün iftar etmeyi tavsiye etmiştir. Bütün bu kolaylıklar, nefis çok ibadet etmekle bıkkınlık göstermesin ve nefisten meşakkatı gidermek içindir.
Ayrıca bütün bir ay oruç tutmak sadece Ramazan ayının farz oruçunun hususiyeti olup, Sünnette Ramazan ayı dışında bir ayın tamamın da oruç tutulduğuna dair bir şey bulunmamaktadır. Zira böyle bir nafile oruç insanlar tarafından farz olarak alğılanabilir. Bununla beraber bir kişi bütün bir ay oruç tutsa, bu evla olana muhalif olmakla beraber kerahatsiz caizdir.
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) Muharrem ayının onuncu günü tutulan Aşure günü oruçunu ya bir gün öncesi veya bir gün sonrası da oruç tutmak suretiyle tavsiye etmiş, ve bu şekilde tutulan orucun fazileti sorulduğunda ‘‘يكفِّرُ السَّنَةَ الماضِية‘‘ ‘‘ Geçen senenin günahlarına keffarettir‘‘ (5) buyurmuştur.
1) Mudar kabilesi Receb ayına çok hürmet ettikleri için böyle denilmiştir.
2) Sünenü Ebu Davud, hadis no: 1663
3) Sünenü Nesei, hadis no: 1595
4) Sahihi Müslim, hadis no: 1956
5) Sahihi Müslim, hadis no: 1977
Oca-25-11
Sedd-i zerai
mustafa
Kur’an da bazı yasakların ne sebebi nede hikmeti bildirilmez. Mesela zinanın haram olduğu söylenmez ama zinaya yaklaşmayın demekle zinanın haram olduğu bilinir. İslam hukuku da bunun gibi bazı şeylerin hükümlerini söylerken seddi zerai denilen bir kurala dayandırır. Seddi zerai nedir?