40 ayette müslümanın kimliği
BİSMİHİ TEALA
Dünya’da herşeyin/ herkes’inbir kimliği olduğu gibi müslüman’ın da bir kimliği olmak zorundadır. Bu kimlik sayesinde Müslüman diğer insanlardan ayrılır,bu kimlik sayesinde öküz altında buzağı arayanların kalpleri ferahlayacak, çekebilirlerse bir oh diyebileceklerdir.Bakalım bir müslüman’ın kimliği nasıl olmalı.
1) Doğarken İslam fıtratı üzere doğup, adı ALLAH (Celle celaluhu) tarafından konulan,
هُوَ سَمَّاكُمُ الْمُسْلِمينَ مِن قَبْلُ وَفِي هَذَ
O, gerek daha önce (gelmiş kitaplarda), gerekse bunda (Kur’an’da) size “müslümanlar” adını verdi. (hac / 78)
2) Yapacağı bütün işler,vazifeler Kur’an tarafından açıklanarak,ciddi bir Müslüman olduğu gösterilen,
Müminler, ancak ALLAH’a ve Resûlüne gönülden inanmış kimselerdir. Onlar, o Peygamber ile ortak bir iş üzerindeyken ondan izin istemedikçe bırakıp gitmezler. (Resûlüm!) Şu senden izin isteyenler, hakikaten ALLAH’a ve Resûlüne iman etmiş kimselerdir. Öyle ise, bazı işleri için senden izin istediklerinde, sen de onlardan dilediğine izin ver; onlar için ALLAH’tan bağış dile; ALLAH mağfiret edicidir, merhametlidir. (Nur/62)
3) Peygamber’imizin (salllallahu aleyhi ve sellem) getirdiği her şeyi kabul edip,yasakladığu şeylerden kaçınan,
وَمَا آتَاكُمُ الرَّسُولُ فَخُذُوهُ وَمَا نَهَاكُمْ عَنْهُ فَانتَهُوا وَاتَّقُوا اللَّهَ إِنَّ اللَّهَ شَدِيدُ الْعِقَابِ
Peygamber size ne verdiyse onu alın, size ne yasakladıysa ondan da sakının. ALLAH’tan korkun. Çünkü ALLAH’ın azabı çetindir. (Haşr/7)
4) Sımsıkı tutulacak kulpun Kur’anı kerim olduğuna iman eden,
وَاعْتَصِمُواْ بِحَبْلِ اللّهِ جَمِيعًا وَلاَ تَفَرَّقُواْ
Hep birlikte ALLAH’ın ipine (İslâm’a) sımsıkı yapışın; parçalanmayın. (Al-i imran/103)
5) Nizalı, cekişmeli mes’elelerini, her türlü işlerini sadece ve sadece Kur’an ve sünnete götüren
فَإِن تَنَازَعْتُمْ فِي شَيْءٍ فَرُدُّوهُ إِلَى اللّهِ وَالرَّسُولِ إِن كُنتُمْ تُؤْمِنُونَ بِاللّهِ وَالْيَوْمِ الآخِرِ
Eğer bir hususta anlaşmazlığa düşerseniz ALLAH’a ve ahirete gerçekten inanıyorsanız onu ALLAH’a ve Resûl’e götürün (onların talimatına göre halledin) (Nisa/59)
Hareketli, dinamik ruhlu istikbale ümitle bakan bir ALLAH (Celle celaluhu) adamıdır.
6) Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) den başka birini hakem olarak kabul etmeyen
Hayır, Rabbine andolsun ki aralarında çıkan anlaşmazlık hususunda seni hakem kılıp sonra da verdiğin hükümden içlerinde hiçbir sıkıntı duymaksızın (onu) tam manasıyla kabullenmedikçe iman etmiş olmazlar. (Nisa/65)
7) Hakimiyet hakkının sadece ALLAH’a (Celle celaluhu) ait olduğunu kabul eden
إِنِ الْحُكْمُ إِلاَّ لِلّهِ
Hüküm sadece ALLAH’a aittir. (Yusuf/40)
8 ) Hiçbir cahiliyet hükmünü kabul etmeyip, itibar etmeyen
أَفَحُكْمَ الْجَاهِلِيَّةِ يَبْغُونَ وَمَنْ أَحْسَنُ مِنَ اللّهِ حُكْمًا لِّقَوْمٍ يُوقِنُونَ
Yoksa onlar cahiliye idaresini mi arıyorlar? İyi anlayan bir topluma göre, hükümranlığı ALLAH’tan daha güzel kim vardır? (Maide/50)
9 ) Emredici olarak sadece ALLAH’ı (Celle celaluhu) tanıyan
أَلاَ لَهُ الْخَلْقُ وَالأَمْرُ تَبَارَكَ اللّهُ رَبُّ الْعَالَمِينَ
Bilesiniz ki, yaratmak da emretmek de O’na mahsustur. Alemlerin Rabbi ALLAH ne yücedir! (A’raf/54)
10 ) Kitabın tamamına iman edip bütününün hayata hakim kılınmasını Hakk emri kabul eden
وَمِنَ النَّاسِ مَن يَقُولُ آمَنَّا بِاللّهِ وَبِالْيَوْمِ الآخِرِ وَمَا هُم بِمُؤْمِنِينَ
İnsanlardan bazıları da vardır ki, inanmadıkları halde “ALLAH’a ve ahiret gününe inandık” derler. (Bakara/8)
Temiz ruhlu, hoş kokulu ALLAH (Celle celaluhu) taraftarı olan biridir.
11 ) Siyonist güçleri, dost, emir, veli kabul etmeyen
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ لاَ تَتَّخِذُواْ الْيَهُودَ وَالنَّصَارَى أَوْلِيَاء
Ey iman edenler! Yahudileri ve hıristiyanları dost edinmeyin. (Maide/51)
12 ) Dinini oyuncak ve eğlence yerine koyanları reddeden
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ لاَ تَتَّخِذُواْ الَّذِينَ اتَّخَذُواْ دِينَكُمْ هُزُوًا وَلَعِبًا
Ey iman edenler! dininizi alay ve oyun konusu edinenleri dost edinmeyin.(Maide/57)
13 ) Tanrı ismini paravana edip o isim ile ALLAH’a (Celle celaluhu) dua etmeyen
وَلِلّهِ الأَسْمَاء الْحُسْنَى فَادْعُوهُ بِهَا وَذَرُواْ الَّذِينَ يُلْحِدُونَ فِي أَسْمَآئِهِ
En güzel isimler ALLAH’ındır. O halde O’na o güzel isimlerle dua edin. Onun isimleri hakkında eğri yola gidenleri bırakın. (A’raf/180)
14 ) Hastalandığında şifa’yı sadece ALLAH’tan (Celle celaluhu) bekleyen (isteyen)
وَإِذَا مَرِضْتُ فَهُوَ يَشْفِينِ
Hastalandığım zaman bana şifa veren O’dur. (Şuara/80)
15 ) Tağuta kesinkes dua etmeyen
لِلَّذِينَ اسْتَجَابُواْ لِرَبِّهِمُ الْحُسْنَى
İşte Rablerinin emrine uyanlar için en güzel (mükâfat) vardır (Ra’d/18)
Hedefini tesbit etmiş,stratejisini çizmiş hedefe doğru yol alan bir ALLAH (Celle celaluhu) dostudur.
16 ) ALLAH (Celle celaluhu) yolundaki cihadı hiçbir şeye tercih etmeyen
De ki: Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, hısım akrabanız kazandığınız mallar, kesada uğramasından korktuğunuz ticaret, hoşlandığınız meskenler size ALLAH’tan, Resûlünden ve ALLAH yolunda cihad etmekten daha sevgili ise, artık ALLAH emrini getirinceye kadar bekleyin. ALLAH fâsıklar topluluğunu hidayete erdirmez. (Tevbe/24)
17 ) Tağut’un önünde muhakeme olmayı reddeden (nisa / 60 )
Sana indirilene ve senden önce indirilenlere inandıklarını ileri sürenleri görmedin mi? Tâğut’a inanmamaları kendilerine emrolunduğu halde, Tâğut’un önünde muhakemeleşmek istiyorlar. Halbuki şeytan onları büsbütün saptırmak istiyor. (Nisa/60)
18 ) Sadece ALLAH’tan (Celle celaluhu ) korkan (çekinen)
وَيَخْشَوْنَهُ وَلَا يَخْشَوْنَ أَحَدًا
ALLAH’tan korkarlar ve O’ndan başka kimseden korkmazlar. (Ahzab/39)
19 ) ALLAH’ın (Celle celaluhu) hükmünü dinleyince dinledik ve itaat ettik diyen
إِنَّمَا كَانَ قَوْلَ الْمُؤْمِنِينَ إِذَا دُعُوا إِلَى اللَّهِ وَرَسُولِهِ لِيَحْكُمَ بَيْنَهُمْ أَن يَقُولُوا سَمِعْنَا وَأَطَعْنَا وَأُوْلَئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ
Aralarında hüküm vermesi için ALLAH’a ve Resûlüne davet edildiklerinde, müminlerin sözü ancak “İşittik ve itaat ettik” demeleridir. İşte asıl bunlar kurtuluşa erenlerdir. (Nur/51)
20 ) İslam’ın dışında kalmış bir yolla islam’a hizmet etmeyen ( al-i İmran / 85 )
وَمَن يَبْتَغِ غَيْرَ الإِسْلاَمِ دِينًا فَلَن يُقْبَلَ مِنْهُ
Kim, İslâm’dan başka bir din ararsa, bilsin ki kendisinden (böyle bir din) asla kabul edilmeyecek (Al-i imran/85)
Akıllı, nakle aklını teslim etmiş, vahyin gölgesinde yaşamak isteyen bir ALLAH (Celle celaluhu) kuludur.
21 ) ALLAH (Celle celaluhu) ve resulunün hükmüne itiraz etmeyi aklından bile geçirmeyen
وَمَا كَانَ لِمُؤْمِنٍ وَلَا مُؤْمِنَةٍ إِذَا قَضَى اللَّهُ وَرَسُولُهُ أَمْرًا أَن يَكُونَ لَهُمُ الْخِيَرَةُ مِنْ أَمْرِهِمْ وَمَن يَعْصِ اللَّهَ وَرَسُولَهُ فَقَدْ ضَلَّ ضَلَالًا مُّبِينًا
ALLAH ve Resûlü bir işe hüküm verdiği zaman, inanmış bir erkek ve kadına o işi kendi isteklerine göre seçme hakkı yoktur. Her kim ALLAH ve Resûlüne karşı gelirse, apaçık bir sapıklığa düşmüş olur. (Ahzab/36)
22 ) İnandık demekle her türlü vazifesinin bittiğine inanmayan
أَحَسِبَ النَّاسُ أَن يُتْرَكُوا أَن يَقُولُوا آمَنَّا وَهُمْ لَا يُفْتَنُونَ
İnsanlar, imtihandan geçirilmeden, sadece “İman ettik” demeleriyle bırakılıvereceklerini mi sandılar? (Ankebut/2)
23 ) İmanını zulüm ve şirke bulaştırmayan
الَّذِينَ آمَنُواْ وَلَمْ يَلْبِسُواْ إِيمَانَهُم بِظُلْمٍ أُوْلَـئِكَ لَهُمُ الأَمْنُ وَهُم مُّهْتَدُونَ
İnanıp da imanlarına herhangi bir zulüm bulaştırmayanlar var ya, işte güven onlarındır ve onlar doğru yolu bulanlardır. (En’am/82)
24 ) Müslüman olmakla iftihar eden
وَمَنْ أَحْسَنُ قَوْلًا مِّمَّن دَعَا إِلَى اللَّهِ وَعَمِلَ صَالِحًا وَقَالَ إِنَّنِي مِنَ الْمُسْلِمِينَ
(İnsanları) ALLAH’a çağıran, iyi iş yapan ve “Ben müslümanlardanım” diyenden kimin sözü daha güzeldir? (Fussilet/33)
25 ) ALLAH (Celle celaluhu) ve resulü ile harb ilan eden faiz belasından uzak duran
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ اتَّقُواْ اللّهَ وَذَرُواْ مَا بَقِيَ مِنَ الرِّبَا إِن كُنتُم مُّؤْمِنِينَ
Ey iman edenler! ALLAH’tan korkun. Eğer gerçekten inanıyorsanız mevcut faiz alacaklarınızı terkedin. (Bakara/278)
Cihad ruhlu, ibn-i erkam evinin muhtevasına aşık bir garib kuldur.
26 ) Dünya’ya gönderilişin gerçek sebebini ibadette bulan
وَمَا خَلَقْتُ الْجِنَّ وَالْإِنسَ إِلَّا لِيَعْبُدُونِ
Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk (ibadet) etsinler diye yarattım. (Zariat/56)
27 ) Din tamamen ALLAH’ın (Celle celaluhu) oluncaya kadar küfürle savaş içerisinde olan
Fitne ortadan kalkıncaya ve din tamamen ALLAH’ın oluncaya kadar onlarla savaşın! (İnkâra) son verirlerse şüphesiz ki ALLAH onların yaptıklarını çok iyi görür. (Enfal/39)
28 ) İyilerin ve iyiliklerin yanında kalıp, münkere ve münker davetçilerine meydan okuyan
وَلْتَكُن مِّنكُمْ أُمَّةٌ يَدْعُونَ إِلَى الْخَيْرِ وَيَأْمُرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَيَنْهَوْنَ عَنِ الْمُنكَرِ وَأُوْلَـئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ
Sizden, hayra çağıran, iyiliği emredip kötülüğü meneden bir topluluk bulunsun. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir. (Al-i imran/104)
29 ) Cahil,müşrik ve kafirlerin peşine ve fikrine takılmayan
وَإِن تُطِعْ أَكْثَرَ مَن فِي الأَرْضِ يُضِلُّوكَ عَن سَبِيلِ اللّهِ إِن يَتَّبِعُونَ إِلاَّ الظَّنَّ وَإِنْ هُمْ إِلاَّ يَخْرُصُونَ
Yeryüzünde bulunanların çoğuna uyacak olursan, seni ALLAH’ın yolundan saptırırlar. Onlar zandan başka bir şeye tâbi olmaz, yalandan başka söz de söylemezler. (En’am/116)
30 ) Yetimin malını koruyan
وَلاَ تَقْرَبُواْ مَالَ الْيَتِيمِ إِلاَّ بِالَّتِي هِيَ أَحْسَنُ
Yetimin malına, rüşdüne erinceye kadar, ancak en güzel bir niyetle yaklaşın. (İsra/34)
Beşinçi devrenin kapısının önünde bekleyen bir ALLAH (Celle celaluhu) askeridir.
31 ) Zan ve şüphe ile hareket etmeyen
وَمَا يَتَّبِعُ أَكْثَرُهُمْ إِلاَّ ظَنًّا إَنَّ الظَّنَّ لاَ يُغْنِي مِنَ الْحَقِّ شَيْئًا
Onların çoğu zandan başka bir şeye uymaz. Şüphesiz zan, haktan (ilimden) hiçbir şeyin yerini tutmaz. (Yunus/36)
32 ) Helal ve haram kılma yetkisinin sadece ALLAH’a (Celle celaluhu) ait olduğuna inanan
اتَّخَذُواْ أَحْبَارَهُمْ وَرُهْبَانَهُمْ أَرْبَابًا مِّن دُونِ اللّهِ
(Yahudiler) ALLAH’ı bırakıp bilginlerini (hahamlarını); (hıristiyanlar) da rahiplerini rabler edindiler (Tevbe/31)
33 ) Mü’minleri bırakıp da kafirlerle dostluk kurup, işbirliği yapmayan
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ لاَ تَتَّخِذُواْ الْيَهُودَ وَالنَّصَارَى أَوْلِيَاء
Ey iman edenler! Yahudileri ve hıristiyanları dost edinmeyin. Zira onlar birbirinin dostudurlar (birbirinin tarafını tutarlar. (Maide/51)
34 ) Bey’at bağı boynunda olduğu halde Müslüman oluşunun ve Müslüman kalışının mücadelesini veren
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ أَطِيعُواْ اللّهَ وَأَطِيعُواْ الرَّسُولَ وَأُوْلِي الأَمْرِ مِنكُمْ
Ey iman edenler! ALLAH’a itaat edin. Peygamber’e ve sizden olan ülülemre de itaat edin. (Nisa/59)
35 ) Tağutun yolunda savaşanlarla savaşan
فَقَاتِلُواْ أَوْلِيَاء الشَّيْطَانِ
O halde şeytanın dostlarına karşı savaşın (Nisa/76)
Dar’un nedve mahiyetinde olan her şeye karşı çıkan bir mücahid’dir.
36 ) Dininden dönerek mürted olmayan
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ مَن يَرْتَدَّ مِنكُمْ عَن دِينِهِ
Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse (Maide/54)
37 ) ALLAH (Celle celaluhu) ve resulüne muhalefet eden hiçbir ferdi ve topluluğu sevmeyen
لَا تَجِدُ قَوْمًا يُؤْمِنُونَ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الْآخِرِ يُوَادُّونَ مَنْ حَادَّ اللَّهَ وَرَسُولَهُ وَلَوْ كَانُوا آبَاءهُمْ أَوْ أَبْنَاءهُمْ أَوْ إِخْوَانَهُمْ أَوْ عَشِيرَتَهُمْ
ALLAH’a ve ahiret gününe inanan bir toplumun -babaları, oğulları, kardeşleri, yahut akrabaları da olsa- ALLAH’a ve Resûlüne düşman olanlarla dostluk ettiğini göremezsin (Mücadele/22)
38 ) Dost olarak ALLAH’ı (Celle celaluhu) resulünü (sallallahu aleyhi ve sellem) bir de ilahi emirleri ayırt etmeksizin hepsine boyun eğen mü’minleri seven
إِنَّمَا وَلِيُّكُمُ ٱللَّهُ وَرَسُولُهُ ۥ وَٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ ٱلَّذِينَ يُقِيمُونَ ٱلصَّلَوٰةَ وَيُؤۡتُونَ ٱلزَّكَوٰةَ وَهُمۡ رَٲكِعُونَ
Sizin dostunuz (veliniz) ancak ALLAH’tır, Resulüdür, iman edenlerdir; onlar ki ALLAH’ın emirlerine boyun eğerek namazı kılar, zekâtı verirler. (Maide/55)
39 ) Küfrü sevenlerden birini (velev küfrü seven babası dahi olsa) sezerse derhal irtibatı kesen
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ لاَ تَتَّخِذُواْ آبَاءكُمْ وَإِخْوَانَكُمْ أَوْلِيَاء
Ey iman edenler! Eğer küfrü imana tercih ediyorlarsa, babalarınızı ve kardeşlerinizi (bile) veli edinmeyin. (Tevbe/23)
40 ) Mü’min’lere karşı mütevazi, kafirlere karşı onurlu ve şiddetli olan
أَذِلَّةٍ عَلَى الْمُؤْمِنِينَ أَعِزَّةٍ عَلَى الْكَافِرِينَ
müminlere karşı alçak gönüllü (şefkatli), kâfirlere karşı onurlu (Maide/54)
Din, akıl, nesil, can, ve mal güvenliği sağlanmadıkça adalet ve huzurun gelemeyeceğine inanan bir ALLAH (Celle celaluhu) askeridir.
Özet ile, faaliyetleri ile, çevresi ve zemini ile bir Müslüman budur.Bizi böyle anlatan kitabımız KUR’AN’I KERİM’dir. Kimliğimizi tanıdığı halde bize fitne diyenler oluyorsa, uzatsınlar onların ellerini öpeceğiz!… Çünkü o ithamı alanlar ALLAH’a (Celle celaluhu) hamd etme makamında bulunurlar.