BİSMİHİ TEALA

Sahabe peygamber’i (Sallallahu aleyhi ve sellem) gören ve onun sohbetinde bulunan Müslümanlara verilen bir vasıftır. Temyiz yaşındaki çocuğun Müslüman olması ve bazı ibadetleri ( yedi yaşında namaz, on yaşında oruç vs) eda etmesi sahihtir. Bunu esas alan usûl âlimleri, ‘’ Bir kimsenin sahabi olabilmesi için buluğa ermiş olması şart değildir. Temyiz kabiliyetine sahip olan çocuklarda sahabi sayılırlar.’’ Demişlerdir. (Suyuti, tedribu’r-ravi, c:2, sh: 129)

 

Peygamber’i (Sallallahu aleyhi ve sellem) doğuştan veya ârizi sebeplerden dolayı göremeyen, fakat onun sohbetinde bulunanlarda sahabi olarak vasıflandırıllar. Mesela Ümmü Mektum (radıyallahu anh) ama olduğu için peygamber’i (Sallallahu aleyhi ve sellem) görememiştir. Ancak sahabe-i kiram’dan olduğu sabittir. (Suyuti, tedribu’r-ravi, c:2, sh:129)

 

Muhaddisler sahabe-i kiramı derece, itibar ve fazilet bakımından muhtelif tabakalara ayırmışlardır. Bunların en meşhur olanı Nisaburi’nin (rahmetullahi aleyh) yapmış olduğu tasniftir. Bu tasnife göre sahabe fazilet bakımından oniki tabakaya ayrılırlar. Bunlar sırasıyla şöyledir:

 

Birinci tabaka: Mekke’de ilk defa Müslüman olanlar.

 

İkinci tabaka: Daru’n-nedve üyesi olanlar.

 

Üçüncü tabaka: Habeşistan’a hicret edenler.

 

Dördüncü tabaka: Birinci Akabe bey’atında hazır olanlar.

 

Beşinci tabaka: İkinci Akabe’de peygamber’e (Sallallahu aleyhi ve sellem) bey’at edenler ki bunların çoğu ensardandır.

 

Altıncı tabaka: Hicret esnasında Kuba’da Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve sellem) Medine’ye girmeden önce mescidin inşası esnasında katılanlar.

 

Yedinci tabaka: Peygamber’in (Sallallahu aleyhi ve sellem) ‘’ İstediğinizi yapın muhakkak bağışlanacaksınız’’ müjdesine mazhar olan Bedir ashabı.

 

Sekizinci tabaka: Bedir ve Hudeybiye (Hudeybiye savaşından önce) arasında hicret edenler.

 

Dokuzuncu tabaka: Hudeybiye’de Bey’atu’r-rıdvana katılanlar.

 

Onuncu tabaka: Hudeybiye ile Mekke’nin fethi arasında hicret edenler.

 

Onbirinci tabaka: Mekke’nin feth edildiği gün Müslüman olanlar.

 

Onikinci tabaka: Mekkenin fethi, Veda haccı ve diğer zamanlarda peygamber’i (Sallallahu aleyhi ve sellem) gören çocuklar ve diğerleri. (Nisaburi, Ma’rifetu ulumil hadis, sh: 14,15)

 

Muhaddislerin yaptıkları ikinci tasnif ise rivayet ettikleri hadis sayısına göredir. Bunlar da iki gruba ayrılırlar:

 

Birincisi: En çok hadis rivayet edenler. Bunlarda:

 

5374 hadis ile Ebu Hureyre, 2630 hadis ile Abdullah b. Ömer, 2286 hadis ile Enes b. Malik, 2210 hadis ile Hz. Aişe, 1660 hadis ile Abdullah b. Abbas, 1540 hadis ile Cabir b. Abdullah, 1170 hadis ile Ebu Said el Hudridir. (radıyallahu anhum ecmain) (Suyuti, tedribu’r-ravi) Bunlara ‘’Maksirun’’denilir.

 

İkincisi: Bunların dışında kalan ve daha az hadis rivayet eden sahabilerdir.

 

Gonderen emrullah kutay
Kategori : Hadis usulü
Tags: , , , , , ,

Yorumlar (0)

BİSMİHİ TEALA

 1-Hz. Peygamberin (Sallallahu aleyhi ve sellem) insan oluşuna Kuran-ı Kerim’de niçin vurgu yapılmıştır?

 1-Kuran-ı Kerim’de Hz Peygamberin (Sallallahu aleyhi ve sellem)   insan oluşuna yapılan vurgu, müşrik Arapların zihinlerindeki yanlış peygamber anlayışına karşı yapılan bir düzeltmedir. Çünkü onlar Peygamberleri yemeyen, içmeyen, insanüstü bir varlık, adeta bir melek gibi tasavvur ediyorlardı.

 2-Hz. Peygamberi diğer insanlardan ayıran en belirgin özellik nedir? Bir ayetle açıklayınız.

 2-‘ De ki: Ben, yalnızca sizin gibi bir beşerim.(şu var ki) bana, ilahınızın, sadece bir ilah olduğu vahyolunuyor…’’ (Fussilet /6)

 3-Hz. Peygambere (Sallallahu aleyhi ve sellem) itaati emreden bir ayet meali yazınız

 3-‘’Kim resule itaat ederse, ALLAH’a itaat etmiş olur.’’ (Nisa /80)

 4-Hz. Peygambere (Sallallahu aleyhi ve sellem) itaat etmek ne anlama gelmektedir?

 4-Evrensel bir mesaja sahip ve kıyamete kadar geçerli bir kutsal kitabı bize tebliğ edip sözleri ve davranışlarıyla açıklayan ve ayrıca Kur’an’da üstün bir ahlaka sahip olduğu belirtilerek mü’minler için örnek gösterilen bir peygambere (Sallallahu aleyhi ve sellem), zaman ve mekan kayıtlarına bağlı olmadan, bütün mü’minlerin itaat etmeleri dini bir zorunluluktur. Vefatından sonra Hz. Peygambere (Sallallahu aleyhi ve sellem) itaat, hiç şüphesiz, onun dini ve ahlaki öğretilerini ve uygulamalarını benimsemek şeklinde olacağından, hadis ve sünnete uymak Hz. Peygambere (Sallallahu aleyhi ve sellem) itaat çerçevesinde ele alınmak durumundadır.

 5-Hadis ve sünnetin asıl işlevi nedir?

 5-Hadis ve sünnet bir yönüyle Hz. Peygamberin (Sallallahu aleyhi ve sellem) Kur’an’a uygun bir hayat sürmesinin sözlü ve uygulamalı bir modeli, diğer yönüyle, kur’an’ın herkes tarafından anlaşılmayan kısımlarının açıklamasıdır. Örneğin, Kuran’da birçok ayette namazın kılınması emredilmekle beraber nasıl kılınacağı, kaç rekat olacağı açıklanmamıştır. Bu konuda kendisine soru yöneltenlere Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve sellem), ‘’Benim namaz kılışımı gördüğünüz gibi kılınız.’’ buyurmuştur.

 6-Terim olarak Hadisin tanımını yazınız.

 6-Hadis: Hz. Peygambere (Sallallahu aleyhi ve sellem) nisbet edilen söz, fiil ve takrirler (onay) dir.        

 7-Sahabe ve tabiinin görüşleri neden hadis tanımı içine alınmıştır?

 7-Hz. Peygamberin (Sallallahu aleyhi ve sellem) arkadaşlarının (Sahabe) ve onları takip eden neslin (Tabiun) görüşleri Peygambere (Sallallahu aleyhi ve sellem) yakınlıkları ve birçok fikir ve uygulamayı ondan almış olabilecekleri düşüncesiyle önemli sayıldığından hadis tanımı içine alınmıştır.

 8-Geniş anlamıyla hadisin tanımını yapınız..

 8-Geniş anlamıyla hadis;  Hz. Peygambere (Sallallahu aleyhi ve sellem), sahabe ve tabilere nisbet edilen her türlü söz, fiil, takrir (onay) ve vasıfları (özellikleri) içeren rivayettir.

 9-İslam’ın ilk yıllarında hadis ve sünnet hangi anlamlarda kullanılmıştır?

 9-İslam’ın ilk yıllarında sünnet genellikle bir fiile, uygulamaya; hadis ise bir sözü, bir fiil ve davranışı aktaran söze (rivayet)  deniliyordu.

10-Eş anlamlı olarak hadis ve sünnet kaça ayrılır?

10-Üçe ayrılır:

     1-Kavli Sünnet (sözlü):Hz. Peygamberin (Sallallahu aleyhi ve sellem) sözleri (hadisleri).

     2-Fiili Sünnet (eylemsel): Hz. Peygamberin (Sallallahu aleyhi ve sellem) davranış ve uygulamaları

     3-Takriri Sünnet (onaysal): Hz. Peygamberin (Sallallahu aleyhi ve sellem) huzurunda yapılan, söylenen veya kendisine iletilen söz ve davranışları reddetmeyip sessiz kalması ya da onayladığını gösteren bir davranışta bulunmasıdır.

 11-Hadis ve Eser ayrı anlamlarda kullanıldığında eser hangi anlama gelmektedir?

 11-Eser; Sahabe ve tabiuna nisbet edilen söz ve fiillere denir.

 12-İlk hadis ve fıkıh kitaplarında haber sözcüğü hangi anlamda kullanılmıştır?

 12-ilk hadis ve fıkıh kitaplarında haber, hadis anlamında da kullanılmıştır. Fakat Peygamberden (Sallallahu aleyhi ve sellem) gelen rivayet söz konusu olunca bu terimler arasında en çok kullanılan hadis’tir. Buna karşılık sahabe ve tabiun sözleri için hadis terimi daha az, haber ve eser tabirleri ise daha çok kullanılmıştır.

 13-Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve sellem) kendisinden duyulan hadislerin başkalarına nakledilmesini teşvik etmiş olmasına rağmen hayatı boyunca, söz ve uygulamalarının yazıya geçirilmesi için bir istekte bulunmamıştır neden?

 13-İnen Kur’an ayetlerini yazdırmak için katipler görevlendiren Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve sellem), isteseydi, söz ve uygulamalarının kaydedilmesi için de katipler bulundurabilirdi.  Kur’an’la karıştırılma endişesiyle böyle bir girişimde bulunmamıştır

 14-Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve sellem) döneminde yazılan ilk yazılı hadis metinleri nelerdir?

 14-Bu metinlerden bazıları şunlardır.

     1-Medine vesikası: Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve sellem) Medine’ye hicret edince Mekke’den gelen Müslümanlarla, Medineli Müslümanlar, orada yaşayan Yahudiler ve diğer unsurlar arasında geçerli olacak bir antlaşma metni hazırlattı.

     2-Nüfus sayımı: Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve sellem) Medine’ye hicretten sonra Müslümanların sayısını öğrenmek için bir nüfus sayımı yaptırmış ve bu sayımda 1500 kişinin isimleri yazılmıştır.

     3-Dine davet mektupları: Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve sellem) Medine’ye hicretinin 6. yılında komşu ülkelerin yöneticilerine mektup göndermiş ve onları dine davet etmiştir.

     4-Yahudilerle mektuplaşma: Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve sellem) zaman zaman Yahudilere mektup göndermiş, onlardan da mektup almıştır.

     5-Vergi ile ilgili hükümler: Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve sellem) Yemen’e gönderdiği Amr b. Hazm’a (radıyallahu anh), içinde vergi (zekat) ile ilgili hükümlerle bazı dini uygulamaların yer aldığı bir mektup vermiştir. Yine Hz. Peygamberin (Sallallahu aleyhi ve sellem), vefatından önce, bütün valilere gönderilmek üzere zekat miktarlarını bildiren bir liste hazırlattığı bildirilmektedir.

     6-Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve selem) devrinde, bazı sahabiler Hz. Peygamberden (Sallallahu aleyhi ve sellem) duyduklarını yazmışlar ve böylece ilk hadis belgeleri olarak bilinen hadis sahifeleri oluşmuştur. Ancak bu dönemde sistematik ve düzenli bir hadis yazımı görülmediği için hadislerin büyük çoğunluğu ezber yoluyla ve sözlü olarak bir sonraki nesle aktarılmıştır.

 15-Sahabe neslinden hadis rivayet edenlerin toplam sayısı kaçtır?

 15-Kaynaklarda sahabe neslinden hadis rivayet edenlerin toplam sayısının 1300 olduğu belirtilir. Bunlardan bin kadarının en fazla 2’şer rivayeti vardır.

 16- Sahabe ne demektir?

16-Sahabe: Hz. Peygamberi (Sallallahu aleyhi ve sellem), peygamberliği sırasında gören, O’nunla konuşup görüşen ve Müslüman olarak ölen kimselere verilen isimdir.

 17-Sahabe’nin üstünlüğü neden kaynaklanmaktadır?

17-Sahabenin üstünlüğü ve fazileti onların insanların en üstünü ve faziletlisi olan Hz. Peygamberin (Sallallahu aleyhi ve selem) arkadaşı olmalarından, O’nun davetini kabul etmiş bulunmalarından, zor zamanlarında O’nu yalnız bırakmamalarından kaynaklanmaktadır.

 18-Kur’an’ı Kerim’de Sahabe’yi öven bir ayet meali yazınız.

 18-‘iyilik yarışında öncelik kazanan muhacirlerle ensardan ve bu yolda onlara tabi olanlardan ALLAH razı olmuştur. Onlar da ALLAH’tan razıdırlar. ALLAH onlara altından nehirler akan, içinde ebedi kalacakları cennetler hazırlamıştır. İşte en büyük kurtuluş budur.’(Tevbe /100)

 19-Sahabenin faziletiyle ilgili bir hadis yazınız.

 19-‘’İnsanların hayırlısı benim zamanımda yaşayanlardır. Sonra onları takip edenler (Tabiiler), sonra da onları takip edenler (Tebeu’t-tabiinler) gelir.’’

 20-Sahabenin hadis ilminin gelişmesine yaptığı katkı nelerdir?

 20-Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve sellem) hayattayken, sahabe karşılaştığı problemleri O’na soruyor ve çözümlerini öğreniyordu. Onların yeni dini hükümleri öğrenme yolundaki bu arzuları, hadis ve sünnetin çoğalıp gelişmesini sağladı.

 21-Hadisleri yazma işi ne zaman başlamıştır?

 21-Hz. Peygamberin (Sallallahu aleyhi ve sellem) hayatında onun izniyle başlayan hadis yazma işi Hz. Peygamberin (Sallallahu aleyhi ve sellem) ölümünden sonra daha da çoğaldı. Çünkü yeni fethedilen ülkeler yoluyla İslam dünyası devamlı genişliyor, Müslümanlar buralarda yeni meselelerle karşılaşıyorlardı. Bunları çözmede Hz. Peygamberin (Sallallahu aleyhi ve sellem) uygulaması önemli bir kaynak oluşturuyordu. İşte hadislere duyulan bu ihtiyaçtan dolayı, hadisleri öğrenme ve yazma faaliyeti de arttı.

 22-Sahabenin hadis ve sünnet konusunda ki titizliklerin nasıldı?

 22-Örneğin: Hz. Ömer (radıyallahu anh), Hz. Peygamberin (Sallallahu aleyhi ve sellem) söz ve uygulamalarının ehil olmayan kimselerce istismar edilmesini önlemek için gelişi güzel hadis rivayet edilmemesini istiyordu. Çok hadis rivayetiyle meşhur olan Hz. Ebu Hureyre’ye (radıyallahu anh), ’Hz. Ömer (radıyallahu anh) zamanında da şimdiki gibi hadis rivayet edermiydin?’ diye sorduklarında, ‘Eğer size rivayet ettiğim gibi Ömer (radıyallahu anh) devrinde de hadis rivayet etseydim Ömer (radıyallahu anh) beni kamçısıyla döverdi.’ Diyerek onun bu titizliğine işaret ettiştir.

     Hz. Ali de (radıyallahu amh); ‘Ben Rasulullah’ın (Sallallahu aleyhi ve sellem) ağzından bir hadis işittiğim zaman ALLAH’ın (Celle celalühü) nasib ettiği kadarıyla ondan faydalanmaya gayret ederdim. Fakat başka birisi Peygamber’den (Sallallahu aleyhi ve sellem) bir hadis rivayet ederse ona yemin ettirirdim. Yemin edince de onu tasdik ederdim.’ Diyerek bu konudaki titizliğini ortaya koymaktadır.

     Hz. Ebu Bekir (radıyallahu anh) kendisine sorulan bir soru üzerine çevresindekilere, bu konuda Hz. Peygamber’den (Sallallahu aleyhi ve sellem) bir hadis duyan olup olmadığını sormuş, bunun üzerine Muğire b. Şube’nin (radıyallahu anh) söylediği hadisi ise, ancak ikinci bir sahabinin şahitliğinden sonra kabul etmiştir.

23-Hz. Peygamberin (Sallallahu aleyhi ve sellem) vefatından sonra ki sahabe devrinde ilk yazılı hadis metinleri nelerdir?

 23- a-Hemmam b. Münebbih’in sahifesi; Ebu Hureyre’nin (radıyallahu anh) kendisine yazdırdığı hadislerden 138 tanesini bir araya getirmiştir.

      b-Cabir b. Abdullah’ın sahifesi; Cabir b. Abdullah, hacla ilgili küçük bir kitap yazmış, burada Hz. Peygamberin (Sallallahu aleyhi ve sellem) konuyla ilgili söz ve uygulamalarını kaydetmiştir.

      c-Hz. Peygamberin (Sallallahu aleyhi ve sellem) vefatından sonra  Hz. Aişe’de (radıyallahu anha) birçok hadis rivayet etmiş, bazı sahabiler onun rivayetlerini yazmışlardır.

 24-El-muksirun ve El-mukillun  kimlere denir?

 24-El-muksirun: Çok sayıda (1000 den fazla) hadis rivayet eden sahabilere denir.

     El-mukillun: Az sayıda (1000 den az) hadis rivayet eden sahabilere denir.

 25-El-muksirun sahabiler  kimlerdir?

 25-  1-Ebu Hureyre (radıyallahu anh): 5374 hadis rivayet etmiştir.

       2-Abdullah b. Ömer (radıyallahu anh): 2630 hadis rivayet etmiştir.

       3-Enes b. Malik (radıyallahu anh): 2286 hadis rivayet etmiştir.

       4-Hz. Aişe (radıyallahu anha): 2210 hadis rivayet etmiştir.

       5-Abdullah b. Abbas (radıyallahu anh) :1660 hadis rivayet etmiştir.

       6-Cabir b. Abdillah (radıyallahu anh) : 1540 hadis rivayet etmiştir.

       7-Ebu Said’il-Hudri (radıyallahu anh) :1171 hadis rivayet etmiştir.

 26-El-mukillun sahabiler kimlerdir?

 26-  1-Abdullah b. Mesud (radıyallahu anh): 848 hadis rivayet etmiştir.

       2- Abdullah b. Amr b. el-As (radıyallahu anh): 700 hadis rivayet etmiştir.

       3- Ebu Zerri’l-Ğifari (radıyallahu anh): 281 hadis rivayet etmiştir.

       4- Sa’d b. Ebi Vakkas (radıyallahu anh): 270 hadis rivayet etmiştir.

       5- Ebu’d-Derda (radıyallahu anh): 179 hadis rivayet etmiştir.

       6-Muaz b. Cebel (radıyallahu anh) : 157 hadis rivayet etmiştir.

 27-Tabiin’in ne demektir?

 27-Hz. Peygamberin (Sallallahu aleyhi ve sellem) ashabı devrinde yetişmiş, ashabtan herhangi birine kavuşmuş ve onunla görüşüp konuşarak sohbet etmiş olan her müslümana tabii (çoğulu: Tabiun) denir.

 28-Tedvin ve Tasnif nedir?

 28-Tedvin: Sözlü ve yazılı olarak nakledilen hadisleri bir araya toplama çabasıdır.

     Tasnif (Sınıflandırma) ise; Daha önce karışık olarak bir araya getirilen hadislerin konularına veya ravilerine göre ayrılarak kitaplarda toplanmasıdır.

 29-Sahabilerin, Hz. Peygamberden (Sallallahu aleyhi ve sellem) işitmiş oldukları hadisleri yazarak birer sahife meydana getirmelerine niçin tedvin demek mümkün değildir?

 29-Çünkü sahabi, yalnız bir kişiden, yani Hz. Peygamberden (Sallallahu aleyhi ve sellem) işittiği hadisleri yazarak bir sahife vücuda getirmiştir. Eğer bu sahabi, başka sahabileri de dolaşarak onların hadislerini toplamayı gaye edinmiş olsaydı, onun bu faaliyetine tedvin demek mümkün olurdu. Bu sebepledir ki kaynaklar, sahabilerin hadis yazma faaliyetinden söz ederken tedvinu’l-hadis tabiri yerine, kitabetü’l-hadis tabirini kullanmışlardır.

 30-Tedvin faaliyeti ne zaman başlamıştır? Bu faaliyetle ilk defa uğraşan kimlerdir?                        

 30-Hadislerin sistemli bir şekilde toplanıp yazılması, sahabilerin artık yeryüzünde sayılarının iyice azaldığı, buna karşılık, onların yerini tabii neslinin aldığı bir devirde başlamıştır. Bunlardan iki tanesi:

a- İbni Şihab ez-Zühri    b- Said b. Cübeyr’dır (radıyallahu anhuma)

 31-Tedvin faaliyetinin başlamasının sebepleri nelerdir?

 31- 1-Sahabilerin dağılması: Sahabilerin, fetihlerle genişleyen İslam ülkelerinin çeşitli şehir ve kasabalarına dağılarak oralarda yerleşmeleri, Hz. Peygamberden (Sallallahu aleyhi ve sellem) işittikleri hadislerin de onlarla birlikte dağılmasına sebep olmuş; bu ise, günlük hayatta daima başvurulan ve her müşkilin hallinde kullanılan hadislerin toplanması ihtiyacını doğurmuştur. Çünkü bu hadisler toplu olarak elde bulunmadıkça, onlardan hüküm çıkarmak yönünden faydalanılamıyor, dolayısıyla ortaya çıkan birçok meseleye de çözüm bulmak güçleşiyordu.

     2-Hadis vaz’ı:Mevzu (Uydurma) hadislerin ortaya çıkması ve sahih hadisler için tehlike teşkil edecek bir hale gelmesi üzerine hadisçiler, sahih hadisleri toplamak ve onları mevzu (uydurma) hadislerden ayırmakla bu tehlikenin önüne geçebileceklerini anlamışlar.

     3-Hadislerin toplanması için çıkartılan resmi emir: Emevi halifesi Ömer b. Abdülaziz (radıyallahu anh), hadislerin dağılıp gitmesinden ve hadis alimlerinin ölmesiyle sahih hadislerin kaybolmasından endişe ederek, Medine valisi Ebu Bekr b. Muhammed b. Amr b. Hazm’a bir mektup göndermiş ve şu emri vermiştir : ‘Hz. Peygamberin (Sallallahu aleyhi ve sellem) hadislerini araştır ve yaz. Zira bu ilmin kaybolmasından ve ulemanın ölüp gitmesinden korkuyorum’

 32-Tasnif faaliyetlerine neden ihtiyaç duyuldu?   

 32- Hadis ve sünnet, Müslümanların birçok konuda Hz. Peygamberin (Sallallahu aleyhi ve sellem) söz ve davranışlarını öğrenmek için müracaat ettikleri bir kaynak olduğu için, daha önce karışık olarak toplanan rivayetler içinden, aranılan konuyla ilgili hadisin bulunması oldukça zordu. Bunu dikkate alan alimler, hadisleri içerdikleri konularına göre sınıflandırdılar.

 33-Tasnif faaliyeti ne zaman başlamıştır? Yazarak, konularına göre düzenlenmiş ilk hadis mecmuaları hangileridir?

 33-Tasnif faaliyeti hicri 2. asrın ortalarına doğru (Tabiin döneminin sonlarına doğru) başlamıştır.Bunların en meşhurlarından bazıları:

     a-Yemenli Ma’mer b.Raşid’in (rahmetullahi aleyh) el-Cami isimli eseri

     b- Rebi’ b. Habib el-Basri’nin (rahmetullahi aleyh) el-Camiu’s-Sahih isimli eseri

     c-Maliki mezhebinin önderi Malik b. Enes’in (rahmetullahi aleyh) el-Muvatta isimli eseri

     d-Hanefi mezhebinin önderi Ebu Hanife’nin (rahmetullahi aleyh) meşhur öğrencileri Ebu Yusuf ile imam Muhammed’e (rahmetullahi aleyhima) ait olan Kitabu’l-Asar’lar

 34-Hadis kitaplarında rivayet sayısının  çoğalmasının sebebleri nelerdir?

 34- 1-Çeşitli bölgelere dağılmış sahabi ve tabiilerden gelen hadislerin bölgelere yapılan seyahatlerle bizzat onlardan işitilip, tek bir kitap içinde toplanması amacı

      2-Değişik konu başlıkları altında birçok rivayetin tekrar edilmesi  

      3-Bu kitaplarda Hz. Peygamberin (Sallallahu aleyhi ve sellem) söz ve uygulamalarının yanı sıra bazı sahabi ve tabiilerin görüş ve uygulamalarının da yer alması 

      4-Gerçekte Hz. Peygambere (Sallallahu aleyhi ve sellem) ait olmadığı halde, sonradan ona dayandırılan bazı sözlerinde bu kitaplara girmiş olması  

 35- Hadislerin tasnifinde farklı bir yöntem uygulanan müsnedin farkı nedir?

 35-Müsned; Hadisleri konularına göre değil de genellikle ilk ravilerine, yani sahabilere göre bir araya toplayan eserlere denir.     Örneğin; Hanbeli Mezhebinin kurucusu Ahmet b. Hanbel’in (rahmetullahi aleyh) Müsnedi. İçinde 30 bine yakın rivayetin yer aldığı bu eser, toplam 900 civarında sahabiden nakledilen rivayetleri, onların isimleri altında bir araya getirmiştir.

 36- Hadisleri konularına göre ihtiva eden musannaf eserler hangileridir?                               

 36- 1-Camiler; Bütün dini konularla ilgili hadisleri toplayan en kapsamlı eserlerdir.

      2-Sünenler; Bütün fıkhi konulara ait merfu hadisleri ihtiva eden fıkıh kitapları tertibindeki hadis kitaplarıdır.

      Sünenlerde genellikle Hz. Peygamberin (Sallallahu aleyhi ve sellem) söz, fiil ve takrirlerinden ibaret olan ve merfu denilen hadislerine yer verilmiştir. Bu sebeple sahabe ve tabiun’un mevkuf ve maktu sözlerine bu kitaplarda rastlanmaz.

      3-Musannefler; Sünenlerdeki merfu hadislere ilaveten mevkuf ve maktu hadisleri de ihtiva eden eserlerdir.

 37-Sahabe, Tabiin ve Etbau’t-tabiin dönemleri hangi hicri yıllarda sona ermiştir?

 37- 1-Sahabe dönemi hicri 110 yılında,  

      2-Tabiin dönemi hicri 181 yılında, .

      3-Etbau’t-Tabiin dönemi hicri 220 yılında sona ermiştir.

38-‘Kütüb-i Sitte’ olarak anılan altı hadis kitabının  genel özellikleri nelerdir?

 38- Buhari ve Müslim, dini hayatın hemen her alanıyla ilgili rivayetleri konularına göre bir araya getirdikleri için CAMİ olarak isimlendirilmişlerdir.

      Tirmizi, Ebu Davud, Nesai ve İbn Mace ise, fıkıh bablarına göre tasnif edilmiş ahkam hadislerinden (Fıkıhla ilgili hadislerden) oluştukları için SÜNEN olarak adlandırılmışlardır.

      Sünenlerde genellikle Hz. Peygamberin (Sallallahu aleyhi ve sellem) söz, fiil ve takrirlerinden ibaret olan ve merfu denilen hadislerine yer verildiğinden bu kitaplarda sahabe ve tabiunun mevkuf ve maktu sözlerine raslanmaz.

      Alimlerce en güvenilir hadis kitapları olarak kabul edilen bu 6 eser, günümüze kadar İslami ilimlerin Kur’an’dan sonraki temel kaynakları olmuştur.

 39-Buhari ve Müslim kitaplarına niçin ’el-Camiu’s-Sahih’ adını vermişlerdir?

 39-Kitaplarında topladıkları hadislerin sağlam ve güvenilir olduğunu belirtmek için.

 40-Şerh neye denir? Temel hadis kaynakları hangi açılardan şerh edilerek yorumlanmıştır?

 40-Şerh; bir şeyi açmak, açıklamak, genişletmek ve yorumlamak anlamlarına gelir. İslam kültüründe başta Kur’an olmak üzere hadis kaynakları ve diğer dini kitaplar gerek duyuldukça şerh edilip yorumlanmıştır. Kur’an-ı açıklayan kitaplara tefsir denildiği gibi hadisleri açıklayan kitaplara da hadis Şerhleri denilmiştir.

     Temel hadis kaynakları, içlerindeki hadislerin sıhhati, anlamları ve içerdikleri hükümler açısından şerh edilerek yorumlanmıştır.

 41-Hicri 3. asırdan sonra yapılan hadis çalışmaları nelerdir?

 41-Bu dönemde yapılan hadis çalışmaları sadece şerhlerden ibaret değildir.

     1-Hadis usulü eserleri,  

     2-Çeşitli kriterlere göre düzenlenmiş hadis derlemeleri,

     3-Ravileri değerlendiren cerh ve tadil kitapları,

     4-Hadis alimlerinin biyografilerini içeren kitaplar,

     5-Ahkam hadislerini toplayıp açıklayan eserler,

     6-Belirli konulardaki hadisleri müstakil olarak toplayan hadis cüzleri gibi çeşitli amaçlara yönelik kitaplar hazırlanmıştır.

 42-Sahihi Buhari’nin özellikleri nelerdir?

 42- 1-İmam-ı Buhari (rahmetullahi aleyh) topladığı 600 bin hadisin en sahihlerinden 4 binini seçerek, bunları fıkıh bablarına göre tasnif ettiştir.

      2-Buhari’nin bab başlıkları vardır.

      3-Tekrarlar vardır. Bir hadiste beş mana varsa beş ayrı yerde zikretmiştir. Bu Buhari’nin fıkıh yapma özelliğindendir. Muhtelif bablarda mükerrer olarak verdiği hadislerle bu sayıyı 7 bine çıkarmıştır.

      4-Kitap 97 ana bölümden oluşur. İçinde 3457 bab  vardır.

      5-Buhari hadisleri 289 hocadan almıştır.

      6-Kitapta 3 ravi ile Peygamberimize ulaşan 23 hadis vardır.

      7-Uzun bir hadisin konuyla ilgili kısmının alınması vardır.

      8-Hadisin bir parçasıyla yetinme vardır.

      9-Muallak hadis çoktur. (Senedinin başından bir veya peş peşe birkaç ravinin hazfedildiği hadislere Muallak hadis denir.)

     10-Buhari 100’ü aşkın şerhe sahiptir.

 43-Sahihi Müslim’in özellikleri nelerdir?

43- 1-İmam-ı Müslim (rahmetullahi aleyh), tasnif ettiği kitabında,3 binden fazla hadisi bir araya getirmiş ve her hadisi ilgili olduğu baba yerleştirmek hususunda büyük bir titizlik göstermiştir.

      2-Bab başlıklarını koymamıştır. Bu başlıkları İmam-ı  Nevevi (rahmetullahi aleyh) koymuştur.

      3-Buhari’nin kitabındaki gibi mükerrer hadislere fazlaca yer verilmemiştir.

      4-Buharide bulunmayan hadis 820 dir. (Buna Buhariye zevaidi denir)

      5-Eda sıygasını kullanırken çok dikkat etmiştir. Eda sıygası haddesena olan hadis sema yoluyla alınmıştır. Ehberena olan kıraat yoluyla alınmıştır.

      6-Müslimde sülasi hadis yoktur. En ali senedi rubai’dir.

      7-Hadislerden hüküm çıkarma gayesi olmadığı için hadisi parçalama yoktur.

      8-Aynı konu ile ilgili hadisleri bir yerde zikreder. Önce en sahih olanını verir. Rivayetler arasındaki farkları belirtir.

      9-Mevkuf ve Maktu hadis yoktur.

     10-Hadis rivayeti ile ilgili bir önsöze sahiptir.

     11-Müslim 30’a yakın şerhe sahiptir.

 44-Buhari’nin kitabı niçin Müslim’in kitabından daha üstündür?

 44- 1-Buhari kitabına hadis alırken daha ağır şartlar getirmiştir. Daha titiz davranmıştır.

      2-Buhari’de tenkide uğrayan raviler, Müslim’de tenkide uğrayan ravilerden daha azdır.

      3-Buhari’de metni tenkide uğrayan hadislerde Müslim’de metni tenkide uğrayan hadislerden daha azdır.

      4-Buhari Muanan hadislerde subut-ul likayı (Buluşmayı) şart koşmuştur. Müslim aynı asırda yaşamalarını yeterli görmüştür.

 45-Hadis usulü ne demektir?

 45-Hadis usulü; metin ve senedin durumlarıyla ilgili kaideleri bildiren  ilimdir.

 46- Hadis ilmi kaça ayrılır?

 46-Alimler hadis ilmini ikiye ayırmışlardır.

     1-Rivayet yönünden hadis ilmi; Hz. Peygambere (Sallallahu aleyhi ve sellem) atfedilen söz, eylem ve davranışların bilinmesini, kaydedilmesini ve rivayetini konu edinir.   

     2-Dirayet (yetkinlik) yönünden hadis ilmi; Rivayetlerin şartlarını, çeşitlerini, hükümlerini, ravilerin hal ve durumlarını, rivayetlerin sınıflarını ve bunları içeren eser çeşitlerini araştıran bir ilim dalıdır. Bu ilim dalına hadis usulü denir.

 47-Hadis usulünün amacı nedir?

 47-Hz. Peygamberden (Sallallahu aleyhi ve sellem) nakledilen söz ve uygulamaların doğru bir şekilde nakledilmesini sağlamak ve Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve sellem) adına uydurulan haberleri ayıklayarak, islam’ın temel kaynaklarından biri olan hadis ve sünneti her türlü şüpheden arındırmaktır.

 48-Hadis usulü ilmine  neden ihtiyaç duyulmuştur?

 48-Hadis usulü ilmi, Hz. Peygamberin (Sallallahu aleyhi ve sellem) vefatından yaklaşık 30 sene sonra görülmeye başlanan uydurma hadis tehlikesi karşısında, hadis alimlerinin, hadis ve sünneti korumak ve hadislerin sahih olanlarını olmayanlarından ayırmak için aldıkları tedbirler ve koydukları kurallar neticesinde oluşmuştur.

 49-Hadis ilmiyle ilgili kaidelere ilk defa hangi tür eserlerde rastlanmaktadır?

 49-Hadis ilmiyle ilgili kuralların ilk örneklerine, hicri 2. asırda yazılan bazı fıkıh kitaplarında rastlanmaktadır.  Örneğin, Ebu Hanife’nin (rahmetullahi aleyh)  öğrencilerinden Ebu Yusuf ve imam Muhammed’in (rahmetullahi aleyhima) eserlerinde hadisle ilgili bazı tanım ve kurallar dağınık bir biçimde yer almaktadır.

      Daha sonra Şafii mezhebinin önderi imam Şafii (rahmetullahi aleyh), er-Risale ve ihtilafu’l-Hadis isimli eserinde bu kurallara daha derli toplu bir şekilde bir yer vermiştir.

      Müslim b. Haccac, el-Camiu’s-Sahih isimli hadis kitabının girişinde hadis usulü ile ilgili kurallara kısaca yer vermiştir.

      Tirmizi’de Sünen’inin sonunda bu kurallardan söz etmiştir.

 50-Hadis usulü konusunda yazılan ilk mustakil eser hangisidir?

 50-Hadis usulü konusunda ilk müstakil eser Hasan b. Abdurrahman er-Ramehurmuzi’nin ‘el-Muhaddisul-Fasıl Beyne’r-Ravi ve’l-vai (Rivayet edenle, rivayet edileni anlayan, arasını ayıran muhaddis) isimli eseridir.

 51-Etbau’t-tabiin devrinde hadis ile ilğili neler yapılmıştır?

 51-Etbau’t-tabiin devrinde hadisçiler, hadisleri, kendilerinden daha kolay bir şekilde faydalanılmasını sağlamak için konularına göre sınıflandırmışlar, böylece, musannaf eserler meydana getirmişlerdir.

      Yine Etbau’t-tabiin devrinde hadis ilmi, usul ve kaideleriyle teşekkül etmiş olmakla beraber, bu usul ve kaideleri içinde toplayan bir kitap, o devirde henüz ortaya çıkmamıştı. Böyle bir kitapta yer alması gereken usul ve kaideler ise, etbau’t-tabiinden olan hadisçilerin ağızlarında dolaşıyordu.