RABITADA HİMMET İSTEMEK
BİSMİHİ TEALA
Utbe ibni Gazvan (Radıyallahu anh) dan rivayet edilen bir hadis-i şerifte, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:
“Sizin biriniz bir şey kaybederse yahut yanında arkadaşı bulunmadığı bir yerde yardım dilerse ‘Ey ALLAH’ın (Celle celalühü) kulları bana yardım edin! Ey ALLAH’ın (Celle celalühü) kulları bana imdat edin!’ desin. Çünkü ALLAH’ın (Celle celalühü) bizim görmediğimiz kulları vardır.”
(Taberanî, el-Mu ‘cemü’l-Kebîr, No:Z90,17/117, Heysemî, Mecme’u ‘z-Zevâid, No:17103,10/188)
İmam-ı Taberanî’n (rahmetullahi aleyh) beyanına göre, bu hadis-i şerif denenmiş, böylece yardım görülmüştür.
İbni Abbas (radıyaliahu anhuma) dan rivayet edilen bir hadis-i şerifte Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:
“Şüphesiz ki ALLAH’ın (Celle celalühü), hafaza meleklerinin dışında yer yüzünde melekleri vardır ki, ağaç yapraklarından düşenleri yazarlar. Sizin birinize çöl arazisinde bir aksaklık isabet ederse, ‘Ey ALLAH’ın (Celle celalühü) kulları! (Bana) yardım edin’ diye Seslensin.” (İbniHacerel-Askalânî,Muhtasar-ı Zevâidi’l-Bezzâr,No:2128,2/420)
Abdullah ibni Mesud (radıyallahu anh) dan rivayet edilen diğer bir hadis-i şerifte, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:
“Sizin birinizin sahrada hayvanı kaçarsa, ‘Ey ALLAH’ın kulları hapsedin! Ey ALLAH’ın (Celle celalühü) kulları durdurun! diye seslensin. Çünkü ALLAH’ın (Celle celalühü) yer yüzünde hazır bulunan kulları vardır, onu tutarlar.” (Ebu Yâ’lâ, Müsned, No:5269, 9/177, İbni Hacer, el- Metâlibu’l-kliye, No:3375,3/239, Taberanî, el-Mu ‘cemü’l-Kebîr, No:10518,10/217, Deykmî, Müsned-i Firdevs,No:1311,1/330)
İşte bütün bu hadis-i şerifler, mukaddes ruhlara sahip olan varlıklarla tevessülün ve onlardan himmet (yardım) istemenin meşrûiyyetinin açık delilleridir.
Devenin bulunması için yardım edenler, Mevlâ’nın bulunması için yardım etmezler mi?
Allâme Muhammed ibni Allan (rahmetullahi aleyh) “Ezkâr” şerhinde şöyle demiştir.
Bu hadis-i şeriflerde geçen, “ALLAH’ın (Celle celalühü) kulları” ndan maksat, ya melekler veya müslüman cinler ya da, “Ebdâl” diye isimlendirilen “Ricâl-i Gayb” (seçkin veliler) dir.
İmam-ı Nevevî (rahmetullahi aleyh) şöyle demiştir:
İlimde büyük hisse sahibi olan bazı şeyhlerimiz, içlerinden birinin katırı kaçtığında bu hadis-i şerifle amel ederek, ALLAH’ın (Celle celalühü) kullarından yardım istediklerini ve o anda hayvanlarının bulunduğunu bize nakletmişlerdir.
Bir kere benim de aralarında bulunduğum bir cemaatte, hayvan kaçmağa başladı, insanlar onu tutmaktan âciz kalınca ben bu isti’âne’yi (yardım isteme lafzını) söyledim. Benim bu sözümden başka görünen hiçbir sebep ortada yokken hayvan o anda durdu.
(îbn-i Allan, el-Fütûhâtü’r-Rabbâniyye, 5/150-151)
İmam-ı Nevevî (rahmetullahi aleyh) gibi Şâfi’î mezhebinde ictihad mertebesine ulaşmış büyük bir âlimin bu beyanı bu hadis-i şerifin sağlamlığına ve bununla amel etmenin cevazına açıkça delâlet etmektedir.
Ayrıca sahabe-i kiramın tatbikatı da bu yöndedir. Çünkü onlar, vefatından sonra da, Resulullah’a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) nida ederek yardım istemişlerdir. Nitekim şu rivayetler bunun en açık delillerindendir.
RESULULLAH (Sallallahu aleyhi ve Sellem) İLE MÜSLÜMANLARIN TEVESSÜLÜ:
Hafız İbni Kesîr’in naklettiğine göre, Yemâme vak’asında müslümanlarm şiarı (nişanı) “Ey MUHAMMED! (Sallallahu aleyhi ve sellem” Sözleriydi.
(İbni Kesîr, el Bidaye ve’n-Nihaye: 6/324)
(ahmed mahmud ünlü rabıta risalesi sahife 160-161 )