BİSMİHİ TEALA
Soru: Bir takım insanlar Kur’an-ı kerim’i tecvidsiz okumanın caiz olmayacağını, hatta haram olduğunu söylemektedirler. Bu durum insanların Kur’an okumalarından uzaklaşmasına sebeb teşkil etmektedir. Zira zamanımız insanı arapça diline vakıf olamadıkları için tecvid ile Kur’an öğrenmekte zorlanmaktadırlar. Bu söz doğru mudur?
Cevap: Tecvid kelimesi, ‘’ C.V.D’’ kökünden tef’il babından mastardır. Kıraat ilmine göre, her harfi hakkını vererek telaffuz etme manasına gelir. (Asım efendi, kamus tercümesi, c:1 sh: 1110)
Tecvid ilminin gayesi; ALLAH’ın (Celle celalühü) ‘’ وَرَتِّلِ ٱلۡقُرۡءَانَ تَرۡتِيلاً ‘’ ( Kur’an’ı güzelce tertil ile açıkca oku) (Müzemmil /4) hükmünü yerine getirmektir.
Kadı Beydavi ve İmam-ı Nesefi (rahmetullahi aleyhima) bu ayetin tefsirin de tecvide riayet etmenin vacip olduğunu beyan etmektedirler. (Mecmau’t-tefasir, c:6 sh: 383) Ehl-i Sünnetin müctehid imamları da, tecvide riayet etmeden Kur’an-ı kerim’i okumanın insanı günahkâr edeceğini beyan etmişlerdir.
Kur’an-ı kerim’i, okumak yönünden ‘’farz-ı kifaye’’, dinlemek yönünden ‘’farz-ı ayn’’ olan bir ibadet olduğuna, ve Kur’an ALLAH (Celle celalühü) katından hem lafzen hemde mana olarak beraber inzal edildiğine göre, bu bütünlüğü oluşturan lafız ve mana yönüne önem vermek gerekmektedir. Ayrıca Kur’an’ın arapça dili üzere indirilmesi de okumada bu dilin hususiyet ve özelliklerine göre okunmasını gerekli kılmaktadır. Zira Kur’an’ı kerim’in belli kurallara göre okunması ve bu kuralların toplanmış haline tecvid denildiğine göre, demek ki tecvid Kur’an tilavetinin ayrılmaz parçası durumundadır.
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) Kur’an’ın tecvid ile okunmasına önem vermiş, ve böyle okuyanlara iltifatta bulunmuştur. Nitekim sahabe arasında Kur’an-ı kerim’i en güzel okuyanlardan birisi olan İbn-i Mes’ud (radıyallahu anh) hakkında ‘’ مَنْ أَحَبَّ أَنْ يَقْرَأَ الْقُرْآنَ غَضًّا كَمَا أُنْزِلَ فَلْيَقْرَأْهُ عَلَى قِرَاءَةِ ابْنِ أُمِّ عَبْدٍ ‘’ ( Kim Kur’an-ı ilk indiği şekilde okumayı severse, ibn-i Mes’ud’un (radıyallahu anh) kıraatini okusun.) (İbn-i Mace, 143) buyurması tecvide verdiği önemin bir göstergesidir.
İbn-i Mes’ud’un (radıyallahu anh) ‘’ Kur’an-ı tecvid ile okuyun, güzel seslerle onu süsleyin ve arapça dilinin kurallarına göre okuyun’’ (İbn-i Cezeri, en-neşr fi kıraati’l aşr, c:1 sh: 210) şeklinde ki sözüde sahabe’nin tecvid’e verdikleri önemi göstermektedir.
Hulasa, gerek ALLAH’ın (Celle celalühü) bu konuda ki ayeti, gerekse resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) ve sahabenin bu konuya gösterdikleri titizlik Kur’an-ı kerim’i tecvid ile okumanın vacip olduğunun göstergesidir. Kur’anın mümkün mertebe tecvid ile öğrenilmesi bir zarurettir.